work up*
1 sonuç...
1. (ilgi, heves, heyecan v.b.´ni) uyandırmak.
2. (birinin) duygularını giderek doruğa çıkarmak: She worked the crowd up into a frenzy. Kalabalığı giderek çılgın bir hale getirdi.
3. hareket ede ede (susamış/acıkmış/terlemiş) bir hale gelmek: You´ve worked up a sweat. Hareket ede ede terledin. They had worked up an appetite. Hareket ede ede iştahları açılmıştı.
4. into (bir şeyi) geliştirerek (başka bir şey) yapmak: Maybe they can work it up into a book. Belki onu geliştirip kitap haline getirebilirler.
5. to giderek (bir yere) varmak: The symphony´s last movement works up to a magnificent conclusion. Senfoninin son bölümü yavaş yavaş muhteşem bir bitişe dönüşüyor.
work up* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara
282.185 ingilizce>türkçe 134.075 türkçe>ingilizce kelime ve cümle içerisinde kullanım örnekleri