
wish*
9 sonuç...
f.
1. Dilek belirtir: I wish you´d shut up. Sen bir sussan. I wish they´d come today. Bugün bir gelseler. I wish they were coming today. Gönül ister ki bugün gelsinler. I wish I were president. Keşke başkan olsaydım. She wishes she were queen. Kendisi kraliçe olmak isterdi.
2. (birine) (iyi bir şey) dilemek, temenni etmek: We wish you a happy birthday. Size mutlu bir doğum günü diliyoruz. They wished him good health. Ona sağlık dilediler.
3. istemek, arzu etmek: Do you wish to be left alone? Yalnız kalmak ister misiniz?/Ben çıkayım mı? Do you still wish them to go? Hâlâ gitmelerini istiyor musunuz? I´ll do it now, if you wish. Arzu ederseniz onu şimdi yaparım. At that moment she wished them anywhere but there with her. O an onların oradan başka herhangi bir yerde olmalarını istedi. Do as you wish. İstediğin gibi yap. Take whatever you wish. Canın neyi isterse onu al. i. istek, arzu; dilek; temenni.
dilekte bulunmak; niyet tutmak.
istemek, arzu etmek, arzulamak.
yıldıza bakarak niyet tutmak.
istenmeyen birini/bir şeyi (başkasının) başına bırakmak.
i. lades kemiği.
hüsnükuruntu.
dilek kuyusu.
s., k. dili
1. kararsız, kararlılıktan yoksun.
2. zayıf, güçsüz, yavan.
3. yavan; tatsız; fazla sulu (yemek).
wish* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara
282.185 ingilizce>türkçe 134.075 türkçe>ingilizce kelime ve cümle içerisinde kullanım örnekleri

internetten indir /
www.internetindir.com
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com