
walk
f.
walk
v.yürü:n.yürüyüş
walk away from
1. -i rahatlıkla yenmek, -i kolayca geçmek.
walk away with
k. dili
walk file
tek sıra yürümek.
walk for two miles
iki mil yürümek.
walk in
içeri girmek.
walk in
İçeri buyurun.
walk in one-s sleep
uykuda gezmek.
walk of life
(toplumsal) sınıf, kesim: People from every walk of life were there. Orada her kesimden insan vardı.
walk off
çekip gitmek.
walk off with
k. dili
walk on air
k. dili (sevincinden) ayakları yere değmemek.
walk out
1. çekip gitmek.
walk out on
k. dili (birini) terketmek.
walk over
-i kolayca yenmek.
walk the streets
1. sokaklarda sürtmek.
walk the wards
viziteye çıkmak.
walk-on
i., tiy. önemsiz rol.
walkie-talkie
i. telsiz telefon.
walking
i.
walking dictionary
canlı sözlük.
walking library
ayaklı kütüphane.
walking papers
k. dili işten kovulma kâğıdı.
walking stick
baston.
walkout
i., k. dili grev.
walkover
i., k. dili kolay kazanılan yarış.
walkup
s., k. dili asansörsüz. i., k. dili asansörsüz bina/daire.
walky-talky
i., bak. walkie-talkie.
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com