ç  ğ  ı  ö  ş  ü 

us* us* kelimesini İngilizceden > Türkçeye çevir us* kelimesini Türkçeden > İngilizceye çevir 82 sonuç...

us < İngilizce us

us < Türkçe zam. bize; bizi.


us < İngilizce us

us < Türkçe kıs. the United States (of America) ABD (Amerika Birleşik Devletleri).


usa < İngilizce usa

usa < Türkçe kıs. the United States of America ABD (Amerika Birleşik Devletleri).


usability < İngilizce usability

usability < Türkçe kullanılırlık


usability < İngilizce usability

usability < Türkçe kullanırlık


usability < İngilizce usability

usability < Türkçe kullanılırlık


usability test < İngilizce usability test

usability test < Türkçe kolay kullanım sınaması


usability test < İngilizce usability test

usability test < Türkçe kolay kullanım sınaması


usability test < İngilizce usability test

usability test < Türkçe kolay kullanım sınaması


usable < İngilizce usable

usable < Türkçe s. kullanılabilir, elverişli.


usable < İngilizce usable

usable < Türkçe kullanılır


usable < İngilizce usable

usable < Türkçe kullanılır


usaf < İngilizce usaf

usaf < Türkçe kıs. the United States Air Force ABD Hv. Kuv. (Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri).


usage < İngilizce usage

usage < Türkçe i.
1. kullanış, kullanım, kullanma.
2. (bir sözcüğün) kullanılış biçimi.
3. görenek, âdet.


use < İngilizce use

use < Türkçe f.
1. kullanmak: He used the money to buy a new car. Parayı yeni bir otomobil almak için kullandı.
2. tüketmek, kullanmak: We used two bars of soap last week. Geçen hafta iki kalıp sabun tükettik.
3. (birini) kullanmak, sömürmek, istismar etmek: They used her for their own ends. Onu kendi amaçlarına ulaşmak için kullandılar.
4. davranmak: He uses people badly. İnsanlara kötü davranıyor.
5. (sigara, içki v.b.´ni) içmek, kullanmak: He´s using drugs. Uyuşturucu kullanıyor.
6. up tüketmek, harcamak.
7. to Geçmiş zaman ekiyle kullanılır. Geniş zamanın hikâyesini gösterir: He used to go there every week. Eskiden her hafta oraya giderdi. He used to be a farmer. Eskiden çiftçiydi.


use < İngilizce use

use < Türkçe i.
1. kullanma, kullanım.
2. kullanma hakkı: She has the use of a helicopter belonging to her company. Şirketine ait helikopteri kullanma hakkı var.
3. yarar, fayda: There is no use in your arguing with him; he won´t change his mind. Onunla tartışmanın yararı yok; fikrini değiştirmeyecek.
4. alışkı, âdet.


use bad language < İngilizce use bad language

use bad language < Türkçe küfür etmek.


use one-s chump < İngilizce use one-s chump

use one-s chump < Türkçe İng., k. dili aklını/kafasını kullanmak.


used < İngilizce used

used < Türkçe s. kullanılmış; elden düşme, eski: He sells used books. Eski kitap satıyor. I don´t want a used car. Kullanılmış araba istemem.


used < İngilizce used

used < Türkçe s. to -e alışık, -e alışkın: I´m used to it. Ona alışığım.


used in software development < İngilizce used in software development

used in software development < Türkçe yazılım geliştirmede kullanılan


useful < İngilizce useful

useful < Türkçe s. yararlı, faydalı.


useful < İngilizce useful

useful < Türkçe yararlı


useful output power < İngilizce useful output power

useful output power < Türkçe yararlı çıkış gücü


useless < İngilizce useless

useless < Türkçe s. yararsız, faydasız.


user < İngilizce user

user < Türkçe kullanıcı


user < İngilizce user

user < Türkçe kullanıcı


user < İngilizce user

user < Türkçe kullanıcı


user access < İngilizce user access

user access < Türkçe kullanıcı erişimi


user account < İngilizce user account

user account < Türkçe kullanıcı hesabı


user account < İngilizce user account

user account < Türkçe kullanıcı hesabı


user account < İngilizce user account

user account < Türkçe kullanıcı hesabı


user adjustment < İngilizce user adjustment

user adjustment < Türkçe kullanıcı ayarı


user defined function < İngilizce user defined function

user defined function < Türkçe kullanıcı tanımlı işlev


user defined key < İngilizce user defined key

user defined key < Türkçe programlanır işlev tuşu


user defined key < İngilizce user defined key

user defined key < Türkçe kullanıcı tanımlı tuş


user defined type < İngilizce user defined type

user defined type < Türkçe kullanıcı tanımlı tip


user documentation < İngilizce user documentation

user documentation < Türkçe kullanıcı belgeleri


user exit < İngilizce user exit

user exit < Türkçe kullanıcı çıkışı


user exit < İngilizce user exit

user exit < Türkçe kullanıcı çıkışı


user friendly < İngilizce user friendly

user friendly < Türkçe kullanışlı, kullanıcıya dost


user friendly < İngilizce user friendly

user friendly < Türkçe kullanımı kolay


user friendly-user-friendly < İngilizce user friendly-user-friendly

user friendly-user-friendly < Türkçe kullanışlı


user group < İngilizce user group

user group < Türkçe kullanıcı grubu


user group < İngilizce user group

user group < Türkçe kullanıcı grubu


user group < İngilizce user group

user group < Türkçe kullanıcı grubu


user hot line < İngilizce user hot line

user hot line < Türkçe kullanıcı için doğrudan hat


user id < İngilizce user id

user id < Türkçe kullanıcı kimliği


user id < İngilizce user id

user id < Türkçe kullanıcı kimliği


user id < İngilizce user id

user id < Türkçe kullanıcı kimliği


user identification < İngilizce user identification

user identification < Türkçe kullanıcı kimliğinin belirlenmesi


user interaction < İngilizce user interaction

user interaction < Türkçe kullanıcı etkileşimi


user interaction < İngilizce user interaction

user interaction < Türkçe kullanıcı etkileşimi


user interaction < İngilizce user interaction

user interaction < Türkçe kullanıcı etkileşimi


user interface < İngilizce user interface

user interface < Türkçe kullanıcı arabirimi


user interface < İngilizce user interface

user interface < Türkçe kullanıcı arayüzü


user interface < İngilizce user interface

user interface < Türkçe kullanıcı arabirimi


user manual < İngilizce user manual

user manual < Türkçe kullanıcı elkitabı


user oriented language < İngilizce user oriented language

user oriented language < Türkçe kullanıcıya yönelik dil


user profile < İngilizce user profile

user profile < Türkçe kullanıcı belgisi


user profile < İngilizce user profile

user profile < Türkçe kullanıcı belgisi


user program < İngilizce user program

user program < Türkçe kullanıcı programı


user programs < İngilizce user programs

user programs < Türkçe kullanıcı programları


user set < İngilizce user set

user set < Türkçe kullanıcı aygıtı


user terminal < İngilizce user terminal

user terminal < Türkçe kullanıcı uçbirimi


user terminal < İngilizce user terminal

user terminal < Türkçe kullanıcı terminali


user transparent < İngilizce user transparent

user transparent < Türkçe kullanıcıya saydam


user-friendly < İngilizce user-friendly

user-friendly < Türkçe s., k. dili kullanılması kolay: a user-friendly computer program kullanılması kolay olan bir bilgisayar programı.


user-s guide < İngilizce user-s guide

user-s guide < Türkçe kullanıcı kılavuzu


user-s guide < İngilizce user-s guide

user-s guide < Türkçe kullanıcı kılavuzu


user-s manual < İngilizce user-s manual

user-s manual < Türkçe kullanıcı elkitabı


user-s reference < İngilizce user-s reference

user-s reference < Türkçe Başvuru Kitabı


user-s reference < İngilizce user-s reference

user-s reference < Türkçe başvuru kitabı


user-s reference < İngilizce user-s reference

user-s reference < Türkçe başvuru kitabı


users guide < İngilizce users guide

users guide < Türkçe kullanıcı kılavuzu


usher < İngilizce usher

usher < Türkçe i.
1. (kilisede/tiyatroda) yer gösteren kimse.
2. teşrifatçı. f.
1. in içeri getirmek.
2. yerini göstermek: The waiter ushered them to their seats. Garson onlara yerlerini gösterdi.
3. başlatmak, açmak: usher in a new age yeni bir çağ açmak.


ussr < İngilizce ussr

ussr < Türkçe kıs., tar. the Union of Soviet Socialist Republics SSCB (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği).


usual < İngilizce usual

usual < Türkçe s.
1. alışılmış, mutat.
2. olağan, her zamanki.


usurer < İngilizce usurer

usurer < Türkçe i. tefeci.


usurp < İngilizce usurp

usurp < Türkçe f. gaspetmek, zorla almak, el koymak.


usurper < İngilizce usurper

usurper < Türkçe i. gaspeden kimse.


usury < İngilizce usury

usury < Türkçe i.
1. aşırı yüksek faiz.
2. tefecilik.



us* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara us* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara


282.185 ingilizce>türkçe 134.075 türkçe>ingilizce kelime ve cümle içerisinde kullanım örnekleri

internetteki tüm ilanlar = tek sitede /  www.ilanyeri.com

İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com