ç  ğ  ı  ö  ş  ü 

trouble* trouble* kelimesini İngilizceden > Türkçeye çevir trouble* kelimesini Türkçeden > İngilizceye çevir 10 sonuç...

trouble < İngilizce trouble

trouble < Türkçe f.
1. rahatsız etmek, tedirgin etmek: The approaching storm troubled the ship´s crew. Yaklaşan fırtına geminin tayfasını tedirgin etti. The principal can´t be troubled with all the petty problems. Müdür ufak tefek meselelerle meşgul olamaz.
2. üzmek: The news of his illness has greatly troubled me. Hastalığı hakkındaki haber beni çok üzdü.
3. sıkmak, başını ağrıtmak: His deafness troubles him. Sağırlığı canını sıkıyor.
4. rahatsız etmek, zahmete sokmak, zahmet vermek: Sorry to trouble you. Size zahmet verdiğim için özür dilerim./Size zahmet oldu. i.
1. sıkıntı, üzgü, üzüntü, ıstırap.
2. dert, mesele, aksilik, iş, bela: What´s the trouble? Derdin ne?/Mesele ne?/Ne var? in trouble başı belada.
3. karışıklık: Trouble in the neighboring country closed the border. Komşu ülkede çıkan karışıklık sınırın kapanmasına neden oldu.
4. zahmet: Don´t go to any trouble on my account. Benim için zahmete girmeyin.
5. mak. bozukluk, arıza.
6. rahatsızlık, hastalık.


trouble shooting < İngilizce trouble shooting

trouble shooting < Türkçe arıza arama


trouble shooting < İngilizce trouble shooting

trouble shooting < Türkçe hata arama


trouble spot < İngilizce trouble spot

trouble spot < Türkçe 1. pol. karışıklıklara/çatışmalara sahne olan yer.
2. sorun yaratan/zayıf nokta, sık sık arızalanan yer.


troubleless < İngilizce troubleless

troubleless < Türkçe sorunsuz


troublemaker < İngilizce troublemaker

troublemaker < Türkçe i. ortalık karıştırıcı, fitneci, mesele çıkaran kimse.


troubleshoot < İngilizce troubleshoot

troubleshoot < Türkçe v.hata bul:n.hata bulma


troubleshooter < İngilizce troubleshooter

troubleshooter < Türkçe i. aksaklıkları saptayıp çözümleyen kimse.


troubleshooting < İngilizce troubleshooting

troubleshooting < Türkçe sorun giderme


troublesome < İngilizce troublesome

troublesome < Türkçe s.
1. zahmetli, sıkıntılı, belalı.
2. üzüntülü.
3. baş belası, can sıkıcı.



trouble* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara trouble* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara


282.185 ingilizce>türkçe 134.075 türkçe>ingilizce kelime ve cümle içerisinde kullanım örnekleri

Türkiye'nin EN BÜYÜK firma rehberi /  www.firmalarim.com

İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com