
tow*
17 sonuç...
f.
1. (halatla/zincirle) çekmek; yedeğe almak, yedekte çekmek, yedeklemek.
2. (gemi) (bir/birkaç mavnayı) itmek. i.
1. halatla/zincirle çekilen şey.
2. itilen birkaç mavna.
3. çekme halatı/zinciri; yedekleme halatı.
oto. çekici, kurtarıcı.
edat
1. -e doğru, -in yanına doğru: toward the river nehre doğru.
2. -e doğru, -e yakın (bir zaman): toward noon öğleye doğru.
3. -e karşı, için, hakkında: What´s her attitude toward him? Ona karşı tavrı ne?
4. doğrultusunda, yönünde: Some progress has been made toward the establishment of a new grading system. Yeni bir not verme sisteminin kurulmasında biraz ilerleme kaydedildi.
5. (bir şeyin) ödenmesi için: That money can go toward what you owe me. O para senin bana olan borcunu ödemek için kullanılabilir.
edat, bak. toward.
i. havlu.
havluluk.
havluluk, havlu asacağı.
i. havluluk kumaş, havluluk.
i., İng., bak. toweling.
i. kule. f.
1. (up) yükselmek.
2. over/above -in üstünden yükselmek.
İng. yüksek apartman; yüksek büro binası.
s.
1. çok yüksek: towering pines çok yüksek çamlar.
2. büyük: towering financial strength büyük mali güç.
3. şiddetli, aşırı: He flew into a towering rage. Çok öfkelendi.
i. şehir, kent.
belediye meclisi.
belediye binası.
(sıraevlere ait) ev, sıraev.
i. şehir halkı.
tow* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara
282.185 ingilizce>türkçe 134.075 türkçe>ingilizce kelime ve cümle içerisinde kullanım örnekleri

Türkiye'nin EN BÜYÜK firma rehberi / www.firmalarim.com / firma ekle
makina firmaları, ambalaj firmaları, otomotiv firmaları, inşaat firmaları, kimya firmaları, tekstil firmaları, elektrik firmaları...
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com