
thin
s.
thin
f. (-ned, -ning)
thin
Ince
thin
ince
thin down-out
k. dili (kalabalık) azalmak.
thin ethernet
ince Ethernet
thin film
ince film
thin plate model
ince levha modeli
thin route network
seyrek trafikli ağ
thin-skinned
s. alıngan, kırılgan.
thine
s., eski senin. zam., eski seninki.
thing
i.
thingamabob
i., k. dili, bak. thingamajig.
thingamajig
i., k. dili şey, zımbırtı, zırıltı.
things are looking up
k. dili İşler iyiye gidiyor.
things are picking up
k. dili İşler iyiye gidiyor.
things look bad
k. dili Durum hiç iyi görünmüyor.
things look bad for you
İşiniz kötü./Yandınız.
think
f. (thought)
think about
1. -i düşünmek, -i aklına getirmek: Do you ever think about me? Beni hiç düşünüyor musun?
think back on
-i aklına getirmek, -i hatırlamak.
think better of
düşünüp fikrini değiştirmek, (bir şeyi) yapmaktan vazgeçmek.
think better of
(bir şeyin akıl kârı olmadığını düşünerek) -den vazgeçmek.
think highly of
-e saygı duymak/beslemek.
think in terms of
k. dili -i tasarlamak: You seem to be thinking in terms of a palace. Sen galiba bir saray yapmayı planlıyorsun.
think little of
1. -e değer vermemek, -i önemsiz saymak.
think much of
-e göre pek iyi/değerli olmak: I don´t think much of him. Benim gözümde pek değerli biri değil.
think nothing of
1. (bir şey) -in gözünde büyük bir iş olmamak, -e göre mesele olmamak: He thinks nothing of running ten kilometers a day. Onun için günde on kilometre koşmak işten bile değil.
think nothing of it
k. dili Bir şey değil!/Önemli değil!
think of
1. aklına gelmek; (bir şey yapmayı) düşünmek, tasarlamak: They´re thinking of moving to İznik. İznik´e taşınmayı düşünüyorlar.
think of s.o.-s.t. as
birini/bir şeyi ... olarak düşünmek: She never thought of herself as an artist. Kendini hiç ressam olarak düşünmedi.
think of s.o.-s.t. in terms of
birini/bir şeyi (belirli bir şekilde) düşünmek/görmek: He only thinks of Selma in terms of her beautiful body. Selma´yı sadece güzel bir vücut olarak görüyor.
think the world of
k. dili (birine) çok değer vermek, (birini) çok sevmek.
think time
düşünme zamanı
thinker
i. düşünür.
thinking
i. düşünme; düşünüş. s. düşünen.
thinner
i. tiner; inceltici.
thinner
inceltici
cilt bakımı, el ve ayak bakımı, makyaj, saç bakımı, zayıflama, lens, şifalı bitkiler, kahve falı, ilkyardım, botox...
bilgi ara / www.bilgiara.com