
the*
100 sonuç...
Belirli durumlarda isimden önce kullanılır: The mail hasn´t come yet. Posta henüz gelmedi. Where´s the school? Okul nerede? Which of you´s the boss? Hanginiz patron? The more I get to know them the better I like them. Onları tanıdıkça daha çok seviyorum.
dilb. -den hali, çıkma durumu, ablatif.
bak. the ablative
saçma, abes.
dilb. -i hali, yükleme durumu, akuzatif.
bak. the accusative
(voice) dilb. etken çatı.
Ege Denizi.
Hava çok kirli.
Allah.
Anglikan Kilisesi.
i. Antarktika.
Güney Kutbu dairesi, Antarktik daire.
Avustralya ve Yeni Zelanda.
Hrist. Havariler Amentüsü.
k. dili gözbebeği.
Adalar Denizi, Ege Denizi.
Arktik bölge.
Kuzey Kutbu dairesi, Arktik daire.
Kuzey Buz Denizi.
Arjantin.
Atlas Okyanusu.
Atlas Okyanusu.
Lehte oy kullananlar kazandı. The boys had themselves a time. Çocuklar eğlendiler. We had news. Haber aldık.
k. dili dağ başı, çok ücra bir yer.
Bahama Adaları.
Bahama Adaları.
Baltık Denizi.
Baltık Devletleri.
başının derdi, baş belası.
herkesin geçtiği yol, işlek yol.
(dalgıçlarda) vurgun.
yarısından fazla, çoğu: the best part of the day günün çoğu.
yarısından fazla, çoğu: the better part of the night gecenin çoğu.
gökb. Büyükayı.
gökb. Büyükayı.
Karadeniz.
can sıkıntısı.
(komünyonda kullanılan) kutsanmış ekmek.
körler.
şiir
1. gök, sema.
2. deniz.
3. mavilik.
müz. bir çeşit caz müziği.
k. dili atom bombası.
(Kitabı Mukaddes´teki) Mezmurlar Kitabı.
çoğ. taşra.
çoğ., k. dili taşra.
k. dili Durum tam tersine döndü.
k. dili
1. en önemli şey.
2. sonuç, netice.
günün ağarması.
çoğ. Britanyalılar.
Hırsız gitti; artık kurtulduk.
Arabanın motorunu çalıştıramıyorum.
Karayip Denizi.
Karayip Denizi.
Hazar Denizi.
Kafkasya.
Orta Afrika Cumhuriyeti.
İng. Maliye Bakanı.
muhtemelen.
sinema endüstrisi.
argo belsoğukluğu.
k. dili kodes, hapishane.
günün sonu. f.
1. kapamak, kapatmak; kapanmak.
2. tıkamak, doldurmak.
3. son vermek, bitirmek; sona ermek, bitmek.
rahipler.
Kimse yok./Meydan boş.
Soğuk iliğime işledi.
halk.
İngiliz Milletler Topluluğu.
dilb. üstünlük derecesi.
bak. the Confederate States of America.
tar. Amerika Konfedere Devletleri.
Kongo. s. Kongo, Kongo´ya özgü.
inşaatçılık, müteahhitlik.
Avrupa kıtası, Avrupa.
kumanda aygıtı/cihazı.
kent dışındaki yerler, kırsal bölgeler, taşra.
Kırım.
Haçlı Seferleri.
k. dili dış görünüş; yüz ifadesi.
Çek Cumhuriyeti.
Çanakkale Boğazı.
Karanlık Devirler, ortaçağın ilk yarısı.
-e hali, datif.
ölüler.
gecenin körü.
kışın ortası.
sağırlar.
1. Anlaşmadan vazgeçtiler.
2. Anlaşmadan vazgeçtik.
merhum, rahmetli.
A.B.D. Bağımsızlık Beyannamesi.
Dışişleri Bakanlığı.
derinlikler.
Ok yaydan çıktı.
anat. sindirim sistemi/aygıtı.
tam aksi.
bulaşık.
Dominik Cumhuriyeti.
ayaktakımı, döküntü.
çoğ. Hollandalılar.
Erken kalkan yol alır, er evlenen döl alır.
the* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara
282.185 ingilizce>türkçe 134.075 türkçe>ingilizce kelime ve cümle içerisinde kullanım örnekleri

hile bul /
www.hilebul.com
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com