ç  ğ  ı  ö  ş  ü 

sub* sub* kelimesini İngilizceden > Türkçeye çevir sub* kelimesini Türkçeden > İngilizceye çevir 100 sonuç...

sub < İngilizce sub

sub < Türkçe i., k. dili sub- önekiyle başlayan bazı sözcüklerin kısası: subaltern, submarine, subordinate, subscription, substitute.


sub < İngilizce sub

sub < Türkçe önek
1. alt: submarine denizaltı.
2. ikincil, alt: subcommittee altkurul.
3. yakın: subtropical astropikal.


sub < İngilizce sub

sub < Türkçe alt


sub < İngilizce sub

sub < Türkçe alt


sub < İngilizce sub

sub < Türkçe alt


sub assemblies < İngilizce sub assemblies

sub assemblies < Türkçe alt kurullar


sub assembly < İngilizce sub assembly

sub assembly < Türkçe alt kurul


sub contracted < İngilizce sub contracted

sub contracted < Türkçe alt sözleşme yapılmış


sub system < İngilizce sub system

sub system < Türkçe alt sistem


subabdominal < İngilizce subabdominal

subabdominal < Türkçe subabdominal


subacute < İngilizce subacute

subacute < Türkçe subakut


subaddress < İngilizce subaddress

subaddress < Türkçe altadres


subaltern < İngilizce subaltern

subaltern < Türkçe i., İng., ask. teğmen.


subapical < İngilizce subapical

subapical < Türkçe subapikal


subarachnoid < İngilizce subarachnoid

subarachnoid < Türkçe subaraknoid


subband coding < İngilizce subband coding

subband coding < Türkçe altbant kodlaması


subcapsular < İngilizce subcapsular

subcapsular < Türkçe subkapsüler


subcarrier < İngilizce subcarrier

subcarrier < Türkçe ara taşıyıcı


subcarrier frequency modulation < İngilizce subcarrier frequency modulation

subcarrier frequency modulation < Türkçe ara taşıyıcılı frekans modülasyonu


subchannel < İngilizce subchannel

subchannel < Türkçe altkanal


subchronic < İngilizce subchronic

subchronic < Türkçe subkronik


subclass < İngilizce subclass

subclass < Türkçe i., biyol. altsınıf.


subclavian < İngilizce subclavian

subclavian < Türkçe subklavyen


subclinical < İngilizce subclinical

subclinical < Türkçe subklinik


subcommittee < İngilizce subcommittee

subcommittee < Türkçe i. altkurul.


subconscious < İngilizce subconscious

subconscious < Türkçe s. bilinçaltı, şuuraltı. i.


subcontinent < İngilizce subcontinent

subcontinent < Türkçe i. kıtaya yakın büyüklükte bir yer: the Indian subcontinent Hindistan Yarımadası.


subcontract < İngilizce subcontract

subcontract < Türkçe f.
1. (işi) taşerona vermek.
2. taşeron olarak (işi) almak.
3. taşeronluk etmek.


subcontractor < İngilizce subcontractor

subcontractor < Türkçe i. taşeron, ikinci üstenci.


subcostal < İngilizce subcostal

subcostal < Türkçe subkostal


subcrepitant < İngilizce subcrepitant

subcrepitant < Türkçe sukrepitan


subcrepitant rale < İngilizce subcrepitant rale

subcrepitant rale < Türkçe sukrepitan ral


subcutaneous < İngilizce subcutaneous

subcutaneous < Türkçe subkütan


subdiaphragmatic < İngilizce subdiaphragmatic

subdiaphragmatic < Türkçe subdiyafragmatik


subdirectory < İngilizce subdirectory

subdirectory < Türkçe altdizin


subdirectory < İngilizce subdirectory

subdirectory < Türkçe altdizin


subdirectory < İngilizce subdirectory

subdirectory < Türkçe altdizin


subdivide < İngilizce subdivide

subdivide < Türkçe f.
1. tekrar bölmek.
2. (araziyi) parselleyip üzerine ev yapmak/yaptırmak.
3. parsellemek; parsellenmek.


subdivision < İngilizce subdivision

subdivision < Türkçe i. parsellenip üzerine evler yapılmış/yapılacak olan yer.


subdivision < İngilizce subdivision

subdivision < Türkçe alt bölüm


subdue < İngilizce subdue

subdue < Türkçe f.
1. (bir yeri/halkı) zor kullanarak kontrol altına almak.
2. (birini) hizaya getirmek.
3. (bir isteği/korkuyu) bastırmak.


subdural < İngilizce subdural

subdural < Türkçe subdural


subendocardial < İngilizce subendocardial

subendocardial < Türkçe subendokardiyal


subendothelial < İngilizce subendothelial

subendothelial < Türkçe subendotelyal


subepicardial < İngilizce subepicardial

subepicardial < Türkçe subepikardiyal


subepithelial < İngilizce subepithelial

subepithelial < Türkçe subepiteliyal


subfebrile < İngilizce subfebrile

subfebrile < Türkçe subfebril


subframe < İngilizce subframe

subframe < Türkçe altçerçeve


subgraph < İngilizce subgraph

subgraph < Türkçe altçizge


subgroup < İngilizce subgroup

subgroup < Türkçe i. alt grup.


subharmonic < İngilizce subharmonic

subharmonic < Türkçe altkatsıklık, altharmonik


subhead < İngilizce subhead

subhead < Türkçe i.
1. altbaşlık; sürmanşet.
2. bölüm başlığı.
3. ikinci müdür.


subheading < İngilizce subheading

subheading < Türkçe i.
1. altbaşlık; sürmanşet.
2. bölüm başlığı.


subicteric < İngilizce subicteric

subicteric < Türkçe subikterik


subject < İngilizce subject

subject < Türkçe i.
1. (hükümdarlığa tabi olan) vatandaş: a British subject Britanya vatandaşı.
2. konu, mevzu.
3. (okul, lise veya üniversitede belirli bir bilim dalına ait) ders: I´m taking three subjects this fall: English, math, and chemistry. Bu sonbahar üç derse gireceğim: İngilizce, matematik ve kimya.
4. hedef; kurban; kobay: He was the subject of her vindictiveness. Kinciliğinin hedefiydi. Whom are you going to make the subject of your experiment? Kimi, deneyinizin kobayı yapacaksınız?
5. dilb. özne.


subject < İngilizce subject

subject < Türkçe s. hür olmayan, hürriyetsiz.


subject < İngilizce subject

subject < Türkçe f. to
1. (birini) (olumsuz bir şeye) maruz bırakmak: Don´t subject yourself to this. Kendini buna maruz bırakma.
2. (birine) (olumsuz bir şey) yapmak: They subjected him to torture. Ona işkence ettiler.
3. -i buyruğu altına almak; -in buyruğu altına girmek: The Romans subjected the Greeks to their rule. Romalılar, Yunanlıları kendi buyruğu altına aldılar. Don´t subject yourself to them! Onların buyruğu altına girme!


subject < İngilizce subject

subject < Türkçe 1. konu,
2. özne


subject < İngilizce subject

subject < Türkçe 1. özne;
2. konu


subject < İngilizce subject

subject < Türkçe özne


subject to review < İngilizce subject to review

subject to review < Türkçe ileride değiştirme şartıyla.


subjection < İngilizce subjection

subjection < Türkçe i.
1. buyruğu altına alma; kontrolü altına alma.
2. bağımlılık, özgürlükten yoksunluk.


subjective < İngilizce subjective

subjective < Türkçe s.
1. öznel, sübjektif.
2. hayali.


subjective < İngilizce subjective

subjective < Türkçe öznel


subjective < İngilizce subjective

subjective < Türkçe subjektif


subjective criterion < İngilizce subjective criterion

subjective criterion < Türkçe öznel ölçüt


subjective performance < İngilizce subjective performance

subjective performance < Türkçe öznel başarım


subjectivity < İngilizce subjectivity

subjectivity < Türkçe i. öznellik, sübjektiflik.


subjectivity < İngilizce subjectivity

subjectivity < Türkçe öznellik


subjugate < İngilizce subjugate

subjugate < Türkçe f.
1. (bir halkı) buyruğu altına almak; (bir yeri) kontrolü altına almak.
2. boyun eğdirmek, ram etmek.


subjunctive < İngilizce subjunctive

subjunctive < Türkçe i., dilb. istek kipi. s., dilb. istek kipine ait.


sublease < İngilizce sublease

sublease < Türkçe f. kiracının kiracısı olmak; to (asıl kiracı) (kiraladığı yeri) (bir başkasına) kiralamak; from (bir yeri) (asıl kiracıdan) kiralamak, kira ile tutmak.


sublet < İngilizce sublet

sublet < Türkçe f. (sub.let, -ting) bak. sublease.


sublet < İngilizce sublet

sublet < Türkçe i. asıl kiracı tarafından kiraya verilen yer.


sublimate < İngilizce sublimate

sublimate < Türkçe f.
1. kim. süblimleştirmek; süblimleşmek.
2. ruhb. (eğilimi/isteği) yüceltmek.


sublimate < İngilizce sublimate

sublimate < Türkçe i., kim. süblime.


sublimate < İngilizce sublimate

sublimate < Türkçe süblime et


sublimation < İngilizce sublimation

sublimation < Türkçe uçunlaşım


sublimation < İngilizce sublimation

sublimation < Türkçe süblimasyon


sublime < İngilizce sublime

sublime < Türkçe s. yüce, ulu.


sublingual < İngilizce sublingual

sublingual < Türkçe sublingual


sublingual absorption < İngilizce sublingual absorption

sublingual absorption < Türkçe dilaltı absorpsiyon


subluxation < İngilizce subluxation

subluxation < Türkçe subluksasyon


submachine gun < İngilizce submachine gun

submachine gun < Türkçe makineli tabanca.


submandibular < İngilizce submandibular

submandibular < Türkçe submandibuler


submarine < İngilizce submarine

submarine < Türkçe s.
1. denizaltı.
2. denizaltında yetişen.


submarine < İngilizce submarine

submarine < Türkçe i. denizaltı (gemi).


submatrix < İngilizce submatrix

submatrix < Türkçe altmatris, altdizey


submatrix < İngilizce submatrix

submatrix < Türkçe altmatris


submenu < İngilizce submenu

submenu < Türkçe Alt menü


submenu < İngilizce submenu

submenu < Türkçe altmenü


submenu < İngilizce submenu

submenu < Türkçe alt menü


submerge < İngilizce submerge

submerge < Türkçe f.
1. -i suyun içine batırmak/daldırmak; suyun içine batmak/dalmak.
2. sular (bir yeri) kaplamak; sular altında kalmak.


submerge < İngilizce submerge

submerge < Türkçe batır


submerged electrode < İngilizce submerged electrode

submerged electrode < Türkçe daldırılmış elektrot


submerse < İngilizce submerse

submerse < Türkçe f., bak. submerge.


submission < İngilizce submission

submission < Türkçe i.
1. arz, arz ediş, sunuş, bildirme.
2. arzedilen şey, sunulan şey, maruzat; bildirilen görüş.
3. teslimiyet, boyun eğme.


submissive < İngilizce submissive

submissive < Türkçe s. uysal, itaatli, itaatkâr.


submissiveness < İngilizce submissiveness

submissiveness < Türkçe i. uysallık.


submit < İngilizce submit

submit < Türkçe f. (-ted, -ting)
1. teslim olmak, boyun eğmek.
2. arzetmek, sunmak, bildirmek, göndermek, vermek.
3. (fikir) ileri sürmek.



sub* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara sub* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara


282.185 ingilizce>türkçe 134.075 türkçe>ingilizce kelime ve cümle içerisinde kullanım örnekleri

Türkiye'nin EN BÜYÜK firma rehberi / www.firmalarim.com / firma ekle
makina firmaları, ambalaj firmaları, otomotiv firmaları, inşaat firmaları, kimya firmaları, tekstil firmaları, elektrik firmaları...

İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com