ç  ğ  ı  ö  ş  ü 

stuff* stuff* kelimesini İngilizceden > Türkçeye çevir stuff* kelimesini Türkçeden > İngilizceye çevir 6 sonuç...

stuff < İngilizce stuff

stuff < Türkçe i.
1. madde: What do you call that oily stuff? O yağlı maddenin adı ne?
2. (belirli bir tipe özgü) karakteristikler: He´s the stuff of which dictators are made. Onun hamurundan pekâlâ bir diktatör çıkar.
3. eşya; bagaj: He carried all his stuff downstairs. Pılısını pırtısını aşağıya götürdü.
4. k. dili içki, alkollü içecek.
5. k. dili ilaç.
6. argo uyuşturucu, uyuşturucu madde.
7. k. dili yazılar: I like the stuff you write. Senin yazdıkların hoşuma gidiyor.
8. argo (belirli bir) davranış: I don´t want any funny stuff out of you! Sakın bir tilkilik yapmaya kalkma! No rough stuff! Metazori yok! f.
1. (with) (ile) doldurmak: She stuffed it with feathers. Onu kuştüyüyle doldurdu.
2. tahnit etmek.
3. in -e (bir şey) tıkıştırmak: Don´t stuff anything else in that bag! O bavula başka bir şey tıkıştırma!
4. up (birinin burnunu) tıkamak; (bir deliği) doldurarak kapatmak, tıkamak.


stuff and nonsense < İngilizce stuff and nonsense

stuff and nonsense < Türkçe k. dili Ne saçma!


stuff it < İngilizce stuff it

stuff it < Türkçe k. dili Haydi oradan!/Zırvalama!


stuff o.s. < İngilizce stuff o.s.

stuff o.s. < Türkçe k. dili tıkınmak, tıka basa yemek yemek.


stuffing < İngilizce stuffing

stuffing < Türkçe i.
1. dolgu maddesi, dolgu.
2. (bir yiyeceğe doldurulan) malzeme; dolma içi.


stuffy < İngilizce stuffy

stuffy < Türkçe s.
1. havasız.
2. tıkalı (burun).
3. fazla resmi davranan; fazla resmi, ağır.



stuff* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara stuff* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara


282.185 ingilizce>türkçe 134.075 türkçe>ingilizce kelime ve cümle içerisinde kullanım örnekleri

cilt bakımı, el ve ayak bakımı, makyaj, saç bakımı, zayıflama, lens, şifalı bitkiler, kahve falı, ilkyardım, botox...
bilgi ara / www.bilgiara.com

İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com