strike*
34 sonuç...
f. (struck, struck/strick.en)
1. vurmak.
2. çarpmak: The ship struck the iceberg. Gemi aysberge çarptı.
3. (yıldırım) düşmek.
4. (kibriti) çakmak, yakmak: Strike a match! Kibrit çak! He struck the match on the rock. Kibriti taşa sürterek yaktı.
5. (piyanonun/daktilonun tuşlarına) basmak.
6. (saat) (belirli bir zamanı) çalmak: The clock´s struck one. Saat biri çaldı.
7. (birinde) izlenim bırakmak: How does this idea strike you? Bu fikir sende nasıl bir izlenim bıraktı?
8. (madeni parayı) basmak.
9. grev yapmak.
10. birdenbire (birinin) aklına gelmek; birdenbire anlamak: It suddenly struck me that I was right. Birdenbire haklı olduğumu anladım.
11. into (bir şeyi) (başka bir şeye) saplamak, vurmak.
i.
1. grev.
2. ask. saldırı, vuruş: air strike havadan vuruş.
3. keşif, keşfetme.
çarp
uzlaşmak.
(pazarlıkta) anlaşmaya varmak, mutabık kalmak.
çadırı bozarak/sökerek gitmeye hazırlanmak.
canevinden vurmak.
k. dili birdenbire zengin olmak.
(bir şeyi) keşfetmek.
teslim olmak, yenilgiyi kabul etmek.
1. for -e doğru gitmek.
2. sağa sola vurmak, sağa sola yumruk yağdırmak.
k. dili kendi yoluna gitmek.
birine bir yumruk indirmek.
1. birini yere yıkmak.
2. birini öldürmek.
bir darbeyle bir şeyi kesmek.
(iptal etmek için) bir şeyi çizmek.
yelkenleri mayna etmek.
(birini) dehşete düşürmek.
bayrağı indirmek.
yerinde söz söylemek, lafı gediğine oturtmak.
sohbet etmeye başlamak.
arkadaşlık kurmak.
(bando, orkestra v.b.) bir parça çalmaya başlamak.
k. dili fırsatı yakalamışken ondan istifade etmek.
Demir tavında dövülür.
i. grev kırıcı.
i. grev kırıcılığı.
çıkartmak
üstüne basmak
üstüne basmak
i.
1. grevci.
2. ofansif oynayan futbolcu.
üstü çizgili
üstü çizgili
üstü çizgili
strike* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara
282.185 ingilizce>türkçe 134.075 türkçe>ingilizce kelime ve cümle içerisinde kullanım örnekleri