stop*
32 sonuç...
f. (-ped, -ping)
1. durmak; stop/istop etmek; durdurmak; stop/istop ettirmek: The train has stopped. Tren durdu. My watch has stopped. Saatim durdu. It´s stopped snowing. Kar durdu. Stop the train! Treni durdur! He stopped the machine. Makineyi istop ettirdi. It´ll stop the bleeding. Kanamayı durdurur.
2. (bir şeyi yapmaktan) vazgeçmek, -i bırakmak, -i kesmek: Stop going there. Oraya gitmekten vazgeç. I do wish he´d stop complaining. Şikâyeti bir bıraksa. He´s stopped smoking. Sigarayı bıraktı.
3. engellemek: It´ll stop the wind from coming in. Rüzgârın girmesini engeller.
4. İng. kalmak: Will you stop with us for supper? Akşam yemeğine kalır mısın?
5. (çekin) ödenmesini durdurmak.
i.
1. mola; duraklama.
2. durak.
durmak, durdurmak
v.dur:n.durak
k. dili (istediğini elde etmek için) hiçbir şeyden çekinmemek.
söndürme kuşağı
durma biti
bitiş biti
(bir yere) uğramak.
durma kodu
1. uğramak: Stop in on your way home. Eve giderken uğra.
2. İng. dışarı çıkmamak, evde kalmak.
dur komutu
(in) (bir yerde) durmak; mola vermek.
(bir yerde) mola vermek, durmak.
uğramak.
1. birini (bir şey yapmaktan) vazgeçirmek.
2. birinin (bir şey yapmasını) engellemek.
aniden durmak.
birdenbire/ansızın durmak, duruvermek.
1. (bir yerde) birdenbire durmak.
2. işi (belirli bir yere) vardırmamak: He stopped short at betrayal. İşi ihanete vardırmadı.
işi (belirli bir yere) vardırmamak: She stopped short of murdering him. İşi onu öldürmeye vardırmadı.
1. tıkamak; tıkanmak.
2. İng. (belirli bir saate kadar) yatmamak.
mola vermek; paydos etmek.
i. vana.
musluk
i. geçici tedbir.
i. trafik lambası.
i.
1. mola; yolculuğu kesip bir yerde geçici olarak kalma.
2. konaklama yeri.
i.
1. durdurma.
2. (maaştan yapılan) kesinti.
3. (grev yüzünden meydana gelen) kesinti, işlerin durması; grev.
4. tıkanma, tıkanıklık.
stopaj, vergilerin kaynağında kesilmesi.
i. tıkaç, tapa, tıpa. f. tıkaçlamak, tapalamak, tıpalamak.
durma kuralı
i. kronometre, süreölçer.
stop* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara
282.185 ingilizce>türkçe 134.075 türkçe>ingilizce kelime ve cümle içerisinde kullanım örnekleri