
star
i.
star
f. (-red, -ring)
star
s. en iyi; üstün: star role en önemli rol.
star
yıldız
star
yıldız
star connected device
yıldız bağlantılı devre
star delta starter
yıldız üçgen yol verici
star network
yıldız ağ
star network
yıldız ağ
star network
yıldız ağ
star system
sin., tiy., müz. star sistemi.
star-of-bethlehem
çoğ. stars-of-Beth.le.hem (starz´ıvbeth´lîhem) i., bot. tükürükotu.
star-ring network
yıldız/halka ağ
star-ring network
yıldız/halka ağ
starboard
i. (geminin) sancak tarafı, sancak. s. sancağa ait.
starch
i.
starch
nişasta
starched
s. kolalı, kolalanmış.
starchy
nişastalı
stare
f. (at) (dikkatle) bakmak. i. (uzun ve dikkatli) bakış.
starfish
i. (çoğ. star.fish/-es) zool. denizyıldızı.
stark
s.
stark naked
çırılçıplak, anadan doğma.
stark raving mad
kudurmuş, delirmiş.
starlet
i., sin. yıldız adayı, yıldızcık; yıldız olmayı uman genç aktris.
starlight
i. yıldız ışığı.
starling
i., zool. sığırcık, çekirgekuşu.
starlit
s. yıldızlarla aydınlanmış, yıldızlı.
starred
s. yıldız işaretli, yıldızlı.
starry
s. yıldızı çok olan, çok yıldızlı.
starry-eyed
s. hiç olmayacak bir şeye kapılıp gitmiş; hiç olmayacak bir şeyin peşinde koşan.
start
f.
start
i.
start
1. başla,
start
1. başlama, başlatma;
start (on) a new bottle of wine
yeni bir şişe şaraba başlamak.
start (to) work
işe başlamak.
start a car
oto. motoru çalıştırmak.
start a fire
1. yangın çıkarmak: Do you think an arsonist started this fire? Sence bu yangını bir kundakçı mı çıkardı?
start a meeting
toplantıyı açmak.
start address
başlama adresi
start back
geri dönmek, dönmek.
start bit
başlangıç biti
start element
başlama öğesi
start from one-s sleep
uykusundan sıçrayarak uyanmak.
start from scratch
hiçten başlamak, sıfırdan başlamak.
start legal proceedings (against)
(-e karşı) dava açmak/hukuki yollara başvurmak.
start of (character, text)
başı damgası (damga, metin)
start off
başlamak: We started off fine, but after a month things began to go wrong between us. İyi başladık, fakat bir ay sonra aramız bozulmaya yüz tuttu.
start out as
... olarak çalışmaya başlamak: He started out as a cabin boy and now he´s a captain. Miço olarak çalışmaya başlayıp şimdi kaptan oldu.
start out to do s.t.
belirli bir amaç güderek yola çıkmak: He started out to be a doctor but ended up as a writer. Hekim olacağım diye işe başladı, fakat sonunda yazar olup çıktı.
start s.o. in business
birinin iş hayatına atılmasına yardım etmek.
start s.o. out-in
(as ...) birini (belirli bir işte) çalışmaya başlatmak: We´ll start you out in the packing department. Seni ambalaj bölümünde işe başlatacağız.
start s.t. going-up
1. bir makineyi çalıştırmak.
start signal
spor start.
start signal
başlatma sinyali
start something
k. dili kavga çıkarmak: Are you trying to start something? Kavga mı çıkarmaya çalışıyorsun?
start stop transmission
dur-kalk türü iletim
start the ball rolling
işi başlatmak.
start to one-s feet
birdenbire ayağa sıçramak.
start up
başlat
start up disk
açış disketi
start-of-text character
metin-başı damgası
starter
i.
starter
yolverici
starter
başlatıcı
starter-s pistol
spor yarış tabancası.
starting
1. yolverme,
starting line
spor çıkış çizgisi.
starting point
başlangıç/çıkış/hareket noktası.
starting value
yol verme değeri (röle)
startle
f. irkiltmek.
startling
s. çok şaşırtıcı.
startup disk
Başlatma disketi
startup disk
başlatma disketi
startup disk
başlatma disketi
startup screen
başlangıç ekranı
startup screen
başlangıç ekranı
starvation
i. açlık çekme; açlıktan ölme.
starvation
açlık
starve
f.
starve s.o. out
birini aç bırakarak teslim olmaya zorlamak.
starve s.o.-an animal to death
birini/bir hayvanı açlıktan öldürmek.
cilt bakımı, el ve ayak bakımı, makyaj, saç bakımı, zayıflama, lens, şifalı bitkiler, kahve falı, ilkyardım, botox...
bilgi ara / www.bilgiara.com