
split
f. (split, -ting)
split
i.
split
yarıl
split hairs
k. dili kılı kırk yarmak.
split infinitive
dilb. ?to quickly report? cümleciğindeki gibi zarf ile ikiye bölünmüş mastar.
split one-s sides
k. dili gülmekten kasıkları çatlamak, gülmekten çatlamak/kırılmak, kahkahadan yerlere yatmak.
split pea
kurutulup kendiliğinden ikiye ayrılmış bezelye tanesi: She bought some split peas. Kuru bezelye aldı.
split peas
kırık bezelye.
split screen
yarık ekran
split second
an, lahza.
split up
k. dili (bir çift) birbirinden ayrılmak; beraber yaşamaktan vazgeçmek; birbiriyle flört etmekten vazgeçip ayrılmak.
split-and-merge technique
yarma-kaynaştırma yöntemi
split-second
s. bir anlık.
splitter
dallandırıcı (LAN)
splitter
dallandırıcı
splitting
s. şiddetli: splitting headache şiddetli baş ağrısı.
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com