
sour
s. ekşi. f. ekşitmek; ekşimek.
sour cherry
vişne.
sour cherry
vişne.
sour cream
smetana.
sour cream
smetana.
sour orange
turunç.
sour-bitter-seville orange
turunç.
source
i. kaynak; köken.
source
kaynak
source
kaynak
source code
kaynak kodu
source coding
kaynak kodlaması
source current
kaynak akımı
source disk
kaynak disk
source document
kaynak belgesi
source document
kaynak belge
source drive
kaynak sürücü
source file
kaynak kütüğü
source language
kaynak dili
source language
kaynak dil
source program
kaynak program
source program
kaynak program
source program library
kaynak program belgeliği
source routing
kaynaktan yol atama
source voltage
kaynak gerilimi
soursop
i. tarçınelması.
cilt bakımı, el ve ayak bakımı, makyaj, saç bakımı, zayıflama, lens, şifalı bitkiler, kahve falı, ilkyardım, botox...
bilgi ara / www.bilgiara.com