
snap*
15 sonuç...
f. (-ped, -ping)
1. at -i ağzıyla kapmaya çalışmak.
2. at (köpek) -i ısırmaya çalışmak.
3. kopmak; koparmak.
4. (kırbacı) şaklatmak; (sert bir rüzgârda dalgalanan bayrak gibi) şap diye ses çıkarmak.
5. up (alıcı) (satılan malı) kapmak, hemen satın almak.
6. çat diye kapanmak.
7. (bir şeyi) ters/kızgın bir şekilde söylemek; at (birini) terslemek.
8. k. dili (fotoğraf) çekmek.
9. (göz) parlamak.
10. (parmaklarını) şakırdatmak.
11. k. dili aklını oynatmak. 1
2. çıtırdamak; çatırdamak. i.
1. çıtçıt, fermejüp.
2. gevrek bir bisküvi.
3. k. dili gayret, şevk.
4. çok kolay iş.
5. k. dili enstantane, enstantane fotoğraf.
6. çıtırtı, çıtırdama, çıt.
7. şak sesi, şak.
8. ağzıyla kapmaya çalışma.
9. (köpek) ısırmaya çalışma. s. ani, aniden yapılan: snap decision ani karar.
k. dili hemen harekete geçmek.
k. dili -i hiç önemsememek, -i takmamak.
k. dili kötü bir ruhsal durumdan kurtulmak: When he began whining about that to me I told him to snap out of it. Bana ondan yakınmaya başladığında, kendisine bundan vazgeçmesini söyledim.
k. dili birine çok ters bir cevap vermek.
k. dili
1. acele etmek, çabuk olmak: Snap to! Haydi kımılda!
2. işe başlamak: Snap to it! Haydi iş başına!
kapış
k. dili bir teklifi hemen kabul etmek.
i., bot. aslanağzı.
s., k. dili aksi, ters.
s., k. dili
1. çok canlı.
2. kuru ve soğuk (hava).
3. şık.
i. enstantane, enstantane fotoğraf.
enstantane
anında döküm
snapy kesişimi
snap* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara
282.185 ingilizce>türkçe 134.075 türkçe>ingilizce kelime ve cümle içerisinde kullanım örnekleri

sürücü ara /
www.surucuara.com
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com