
sleep
i. uyku.
sleep
f. (slept) uyumak.
sleep (s.t.) off
(bir şeyin etkisini/bir duyguyu) uyuyarak geçiştirmek.
sleep around
k. dili dilediği kişiyle düşüp kalkmak, çeşitli insanlarla yatmak.
sleep in
(uykudan) geç kalkmak.
sleep like a log
k. dili derin derin uyumak.
sleep like a top
k. dili çok iyi uyumak.
sleep mode
beklemede, nöbette
sleep through s.t.
bir şey olup biterken uyumak: She slept through the explosion. Patlama oldu bitti ve o hiç uyanmadı.
sleep with
(biriyle) düşüp kalkmak, yatmak.
sleeper
i.
sleeping
i. uyuma. s. uyuyan.
sleeping bag
uyku tulumu.
sleeping beauty
Uyuyan Güzel.
sleeping car
İng. yataklı vagon.
sleeping mode
uyku durumu
sleeping mode
uyku durumu
sleeping pill
uyku hapı.
sleeping sickness
uyku hastalığı
sleepless
s. uykusuz.
sleeplessness
uykusuzluk
sleeptalking
uykuda konuşma
sleepwalk
f. uykuda gezmek.
sleepwalker
i. uyurgezer.
sleepwalker
uyur gezer
sleepwalking
i. uyurgezerlik.
sleepwalking
somnambulizm
sleepy
s.
Türkiye'nin EN BÜYÜK firma rehberi / www.firmalarim.com
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com