
show
f. (-ed, -n)
show
göstermek
show
v.göster:n.gösteri
show business-biz
oyunculuk; artistlik.
show dirt
kir tutmak.
show disrespect for
-e saygısızlıkta bulunmak.
show me the hows and the whys of it
Bana işin nedenlerini anlatın.
show of strength
kuvvet gösterisi.
show off
gösteriş yapmak.
show off
1. gösteriş yapmak, fiyaka satmak, caka satmak.
show one-s face
kendini göstermek.
show one-s face
gözükmek, görünmek.
show one-s hand
niyetini açığa vurmak.
show one-s hand
niyetini açıklamak.
show one-s teeth
diş göstermek.
show one-s true colors
asıl karakterini açığa vurmak.
show promise
(biri) gelecek için bir şeyler vadetmek/gelecek için bir umut olmak.
show s.o. around
birini gezdirmek, birine rehberlik etmek.
show s.o. in
birini içeri almak, birini buyur etmek, birini içeriye buyur etmek.
show s.o. out
birini kapıya kadar uğurlamak.
show s.o. the door
birini kovmak, birine kapıyı göstermek.
show s.o. the door
birine kapıyı göstermek, birini kapı dışarı etmek.
show s.o. the way to do s.t.
birine bir şeyin nasıl yapıldığını göstermek.
show s.o. up
1. birinin foyasını ortaya çıkarmak.
show s.t. up
bir şeyi açıkça göstermek.
show signs of
(birinde) (belirli bir şeyin) belirtileri gözükmek.
show up
k. dili
showcase
i. camlı dolap, vitrin, camekân.
showdown
i. bir kavganın galibini belirleyecek olay: This debate will turn into a showdown between Asaf and Esat. Bu tartışma Asaf ile Esat arasında bir kavgaya dönüşecek.
shower
i.
shower bath
1. duş, duş yapma.
shown
f., bak. show.
showoff
i. gösteriş yapan kimse, fiyakacı, cakacı.
showroom
i. galeri (bir malın sergilendiği salon).
showy
s. gösterişli; göz boyayan.
Türkiye'nin EN BÜYÜK firma rehberi / www.firmalarim.com
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com