
rock
i.
rock
f. sallamak, sarsmak; sallanmak, sarsılmak.
rock
i. rock, rock müziği.
rock bottom
1. kaya tabakası.
rock candy
akide şekeri.
rock crusher
konkasör.
rock crystal
neceftaşı.
rock dove
zool. kayagüvercini, Columba livia.
rock garden
1. kayalık yerde bulunan bahçe.
rock partridge
zool. kınalıkeklik, Alectoris graeca.
rock pigeon
zool., bak. rock dove.
rock reef
kaya döküntülü kıyı.
rock salt
kayatuzu.
rock the boat
k. dili (var olan) durumu bozmak.
rocker
i.
rocker arm
külbütör.
rocket
i.
rocket
i., bot. roka, Eruca sativa.
rocket
roket
rocking chair
salıncaklı sandalye.
rocking horse
salıncaklı at.
rockrose
i., bot. laden, Cistus ladaniferus.
rocky
s.
Rüya tabirleri sözlüğü / www.ruyatabir.com
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com