
relative
i. akraba, hısım. s.
relative
göreli
relative
göreli, göreceli, bağıl
relative
göreli
relative
relatif
relative accommodation
belirli bir mesafede iki gözle bakış için gerekli olan uyum
relative address
göreli adres
relative address
göreli adres
relative addressing
göreli adresleme
relative clause
dilb. (who, which veya that gibi ilgi zamirini içeren) ilgileme cümlesi.
relative error
bağıl hata, göreli hata
relative frequency
göreli frekans (sıklık)
relative power level
göreli güç düzeyi
relative precision
göreli kesinlik
relative pronoun
ilgi zamiri.
relative pronoun
dilb. (who, which veya that gibi) ilgi zamiri, bağlama zamiri, ki bağlacı.
relative spectral sensitivity
göreli spektral duyarlılık
relative strength
göreli büyüklük
relative to
ile ilgili olarak: She wrote to him relative to Nedim´s retirement. Nedim´in emekli oluşuna izafeten ona mektup yazdı.
relatively
z. diğerlerine göre/nazaran; her şey göz önünde tutulursa, nispeten: Their casualties were relatively few. Her şey göz önünde tutulursa zayiatları azdı.
internetteki tüm ilanlar = tek sitede / www.ilanyeri.com
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com