ç  ğ  ı  ö  ş  ü 

public* public* kelimesini İngilizceden > Türkçeye çevir public* kelimesini Türkçeden > İngilizceye çevir 45 sonuç...

public < İngilizce public

public < Türkçe s.
1. umumi, halka ait.
2. halka/herkese açık.
3. açık, aleni. i.
1. halk, ahali, kamu, umum.
2. seyirciler. public-address system (havaalanı, alışveriş merkezi v.b.´nde) hoparlör sistemi.


public < İngilizce public

public < Türkçe kamu, genel


public < İngilizce public

public < Türkçe kamusal


public < İngilizce public

public < Türkçe kamu


public convenience < İngilizce public convenience

public convenience < Türkçe İng. umumi tuvalet/hela.


public data network < İngilizce public data network

public data network < Türkçe kamusal veri ağı


public debt < İngilizce public debt

public debt < Türkçe devlet borçları.


public domain < İngilizce public domain

public domain < Türkçe 1. kamu arazisi.
2. halkın malı.


public domain software < İngilizce public domain software

public domain software < Türkçe telif haksız yazılım


public domain software, freeware < İngilizce public domain software, freeware

public domain software, freeware < Türkçe kamuya açık yazılım


public enemy < İngilizce public enemy

public enemy < Türkçe halk düşmanı.


public health < İngilizce public health

public health < Türkçe halk sağlığı.


public holiday < İngilizce public holiday

public holiday < Türkçe resmi tatil günü.


public house < İngilizce public house

public house < Türkçe 1. İng. bar, pub.
2. han, otel.


public key < İngilizce public key

public key < Türkçe kamusal anahtar


public key data encryption system < İngilizce public key data encryption system

public key data encryption system < Türkçe kamusal anahtarlı veri şifreleme


public land mobile network < İngilizce public land mobile network

public land mobile network < Türkçe kamusal kara gezgin ağı


public law < İngilizce public law

public law < Türkçe kamu hukuku, amme hukuku.


public library < İngilizce public library

public library < Türkçe halk kütüphanesi.


public network < İngilizce public network

public network < Türkçe halka açık ağ


public nuisance < İngilizce public nuisance

public nuisance < Türkçe kamu için zararlı olan davranış.


public opinion < İngilizce public opinion

public opinion < Türkçe kamuoyu.


public prosecutor < İngilizce public prosecutor

public prosecutor < Türkçe savcı.


public relations < İngilizce public relations

public relations < Türkçe halkla ilişkiler.


public revenue < İngilizce public revenue

public revenue < Türkçe devlet geliri.


public revenues < İngilizce public revenues

public revenues < Türkçe devlet geliri.


public school < İngilizce public school

public school < Türkçe 1. devlet okulu.
2. İng. özel okul.


public school < İngilizce public school

public school < Türkçe 1. devlet okulu.
2. İng. özel okul.


public sector < İngilizce public sector

public sector < Türkçe kamu kesimi/sektörü.


public servant < İngilizce public servant

public servant < Türkçe devlet memuru.


public servant < İngilizce public servant

public servant < Türkçe memur, devlet memuru.


public service < İngilizce public service

public service < Türkçe kamu hizmeti.


public service < İngilizce public service

public service < Türkçe kamu hizmeti.


public switched network < İngilizce public switched network

public switched network < Türkçe kamusal anahtarlamalı ağ


public utilities < İngilizce public utilities

public utilities < Türkçe (elektrik, su idaresi gibi) kamu hizmeti kuruluşları.


public works < İngilizce public works

public works < Türkçe bayındırlık işleri.


public-spirited < İngilizce public-spirited

public-spirited < Türkçe s. yardımsever.


publication < İngilizce publication

publication < Türkçe i.
1. yayımlama, yayım.
2. yayın.


publication < İngilizce publication

publication < Türkçe yayın


publication < İngilizce publication

publication < Türkçe yayın


publication < İngilizce publication

publication < Türkçe yayın


publicise < İngilizce publicise

publicise < Türkçe f., İng., bak. publicize.


publicity < İngilizce publicity

publicity < Türkçe i.
1. umuma açık olma.
2. açıklık, alenilik.
3. şöhret.
4. tanıtım, reklam; ilan.


publicize < İngilizce publicize

publicize < Türkçe f.
1. tanıtımını yapmak.
2. ilan etmek.


publicly < İngilizce publicly

publicly < Türkçe z. alenen, açıkça, herkesin önünde.



public* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara public* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara


282.185 ingilizce>türkçe 134.075 türkçe>ingilizce kelime ve cümle içerisinde kullanım örnekleri

cilt bakımı, el ve ayak bakımı, makyaj, saç bakımı, zayıflama, lens, şifalı bitkiler, kahve falı, ilkyardım, botox...
bilgi ara / www.bilgiara.com

İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com