
public
s.
public
kamu, genel
public
kamusal
public
kamu
public convenience
İng. umumi tuvalet/hela.
public data network
kamusal veri ağı
public debt
devlet borçları.
public domain
1. kamu arazisi.
public domain software
telif haksız yazılım
public domain software, freeware
kamuya açık yazılım
public enemy
halk düşmanı.
public health
halk sağlığı.
public holiday
resmi tatil günü.
public house
1. İng. bar, pub.
public key
kamusal anahtar
public key data encryption system
kamusal anahtarlı veri şifreleme
public land mobile network
kamusal kara gezgin ağı
public law
kamu hukuku, amme hukuku.
public library
halk kütüphanesi.
public network
halka açık ağ
public nuisance
kamu için zararlı olan davranış.
public opinion
kamuoyu.
public prosecutor
savcı.
public relations
halkla ilişkiler.
public revenue
devlet geliri.
public revenues
devlet geliri.
public school
1. devlet okulu.
public school
1. devlet okulu.
public sector
kamu kesimi/sektörü.
public servant
devlet memuru.
public servant
memur, devlet memuru.
public service
kamu hizmeti.
public service
kamu hizmeti.
public switched network
kamusal anahtarlamalı ağ
public utilities
(elektrik, su idaresi gibi) kamu hizmeti kuruluşları.
public works
bayındırlık işleri.
public-spirited
s. yardımsever.
publication
i.
publication
yayın
publication
yayın
publication
yayın
publicise
f., İng., bak. publicize.
publicity
i.
publicize
f.
publicly
z. alenen, açıkça, herkesin önünde.
cilt bakımı, el ve ayak bakımı, makyaj, saç bakımı, zayıflama, lens, şifalı bitkiler, kahve falı, ilkyardım, botox...
bilgi ara / www.bilgiara.com