
provide
f.
provide against
-e karşı hazırlıklı olmak.
provide for
1. -i geçindirmek, -in geçimini sağlamak, -in rızkını temin etmek.
provide s.o. with
birine -i sağlamak/getirmek.
provided that
koşuluyla, şartıyla: I will lend you the money provided that you pay me back tomorrow. Yarın bana iade etmeniz şartıyla size parayı veririm.
providence
i. Allah, Tanrı.
providence
i.
provident
s. vaktinde gerekli tedbirleri almayı bilen, tedbirli.
providential
s.
providentialism
i. kayracılık, providansiyalizm.
providentialist
i. kayracı, providansiyalist.
providentially
z.
provider
i.
Rüya tabirleri sözlüğü / www.ruyatabir.com
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com