
prof*
31 sonuç...
i., k. dili prof, profesör.
kıs. professor.
s.
1. Allaha karşı son derece saygısız olan.
2. dünyevi.
3. adi, bayağı. f. son derece saygısızca davranarak (bir yerin) kutsiyetini bozmak.
i.
1. kutsal şeylere saygısızlık.
2. küfür, sövme, sövgü; ağız bozukluğu.
f.
1. itiraf etmek, açıkça söylemek; ilan etmek.
2. iddia etmek, ... iddiasında bulunmak, ileri sürmek.
3. (inancını) ikrar etmek, açıkça söylemek.
s.
1. itiraf edilmiş.
2. iddia edilen.
3. sözde.
i.
1. meslek; sanat; işkolu.
2. iddia, ileri sürme.
3. itiraf.
4. inancın açıklanması.
s.
1. mesleğe ait, mesleki.
2. profesyonel. i. profesyonel.
mesleki
i. profesyonellik.
i. profesör.
f.
1. (elle) sunmak, uzatmak.
2. teklif etmek, önermek. i. teklif, önerme.
i. ehliyet, beceri, ustalık, maharet.
s. ehliyetli, becerikli, usta, maharetli.
i.
1. profil.
2. kısa biyografi, karakter portresi.
3. grafik, çizge. f.
1. -in profilini yapmak.
2. -in kısa biyografisini yazmak.
belgi
yanay, profil
profil
i.
1. kâr, kazanç.
2. yarar, fayda. f. by/from -den yararlanmak/faydalanmak/istifade etmek.
kar
kâr ve zarar hesabı.
kâr güdüsü.
kâr dağıtımı.
s.
1. kârlı, kazançlı; ekon. rantabl.
2. yararlı, faydalı.
f. vurgunculuk yapmak. i. vurguncu.
s.
1. kârsız.
2. yararsız, faydasız.
s.
1. savurgan, müsrif; hovarda.
2. sefih, ahlaksız.
s.
1. derin; büyük; yoğun: a profound impression büyük bir etki/derin bir iz. a profound mystery büyük bir sır. a profound remark büyük bir söz. a profound respect derin bir saygı. a profound silence derin bir sessizlik. I feel a profound sympathy for her. Onu çok iyi anlıyorum.
2. meselelerin özünü kavrayan; sorunların derinliğine inen.
derin
s.
1. bol, çok.
2. savurgan.
3. cömert.
i. çok büyük miktar, çokluk, bolluk.
prof* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara
282.185 ingilizce>türkçe 134.075 türkçe>ingilizce kelime ve cümle içerisinde kullanım örnekleri

bilgi ara /
www.bilgiara.com
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com