
plea*
13 sonuç...
i.
1. yalvarma, rica.
2. huk. iddia, ifade.
3. huk. dava.
4. huk. itiraz.
5. bahane, mazeret, özür.
f. (-ed/pled)
1. yalvarmak, rica etmek.
2. huk. dava açmak.
3. iddia etmek.
4. mazeret olarak göstermek, bahane etmek.
huk. suçu kabul etmek.
huk. suçu reddetmek.
s. hoş, güzel, tatlı, latif.
i. latife; hoş söz. exchange pleasantries hoşbeş etmek.
f.
1. sevindirmek, hoşnut etmek, memnun etmek.
2. hoşuna gitmek. z. lütfen: Please give me the salt./Please pass the salt. Lütfen tuzu verir misiniz?
canının istediği gibi hareket etmek, hoşuna gideni yapmak.
göze hoş görünmek, gözü okşamak.
s. memnun.
s. hoş, sevimli, tatlı.
i.
1. zevk; haz; keyif.
2. fels. haz.
3. lütuf, şeref: May I have the pleasure of this dance? Bu dansı bana lütfeder misiniz? Will you do me the pleasure of accepting this invitation? Bu daveti kabul buyurur musunuz? Bedri Bey requests the pleasure of your company at the wedding of his daughter. Bedri Bey kızının nikâhını onurlandırmanızı rica ediyor.
i. pli, plise. f. pli yapmak.
plea* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara
282.185 ingilizce>türkçe 134.075 türkçe>ingilizce kelime ve cümle içerisinde kullanım örnekleri

Türkiye'nin EN BÜYÜK firma rehberi /
www.firmalarim.com
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com