ç  ğ  ı  ö  ş  ü 

pin* pin* kelimesini İngilizceden > Türkçeye çevir pin* kelimesini Türkçeden > İngilizceye çevir 57 sonuç...

pin < İngilizce pin

pin < Türkçe i.
1. topluiğne.
2. broş, iğne.
3. müz. (telli çalgılarda) akort mandalı. f. (-ned, -ning)
1. topluiğne ile tutturmak.
2. iliştirmek.
3. kıpırdayamaz hale sokmak.


pin < İngilizce pin

pin < Türkçe bacak, iğne


pin < İngilizce pin

pin < Türkçe 1. bacak;
2. dişli;
3. iğne


pin < İngilizce pin

pin < Türkçe v.iğnele:n.pin


pin down < İngilizce pin down

pin down < Türkçe k. dili saptamak, tespit etmek.


pin hole < İngilizce pin hole

pin hole < Türkçe iğne deliği


pin s.o. down on s.t. < İngilizce pin s.o. down on s.t.

pin s.o. down on s.t. < Türkçe k. dili birini (bir konudaki niyetini) açıklamak zorunda bırakmak.


pin s.o.-s ears back < İngilizce pin s.o.-s ears back

pin s.o.-s ears back < Türkçe k. dili birini haşlamak/azarlamak.


pin s.t. on s.o. < İngilizce pin s.t. on s.o.

pin s.t. on s.o. < Türkçe k. dili
1. bir şeyi birinin üstüne atmak, birini bir şeyle suçlamak.
2. birinin bir suçu işlediğini kanıtlamak.


pinafore < İngilizce pinafore

pinafore < Türkçe i. çocuk önlüğü, göğüslük.


pinball < İngilizce pinball

pinball < Türkçe i. langırt.


pinball machine < İngilizce pinball machine

pinball machine < Türkçe langırt makinesi.


pincer < İngilizce pincer

pincer < Türkçe kıskaç


pincers < İngilizce pincers

pincers < Türkçe i., çoğ. kerpeten, kıskaç.


pincers < İngilizce pincers

pincers < Türkçe kerpeten


pinch < İngilizce pinch

pinch < Türkçe f.
1. çimdiklemek.
2. kıstırmak.
3. (ayakkabı) vurmak, sıkmak.
4. k. dili aşırmak, yürütmek. i.
1. çimdik.
2. tutam: a pinch of salt bir tutam tuz.
3. sıkıntı, darlık.


pinchbug < İngilizce pinchbug

pinchbug < Türkçe i., zool. makaslıböcek, yereşeği.


pincushion < İngilizce pincushion

pincushion < Türkçe i. iğnedenlik, iğnelik.


pincushion (pillow) distortion < İngilizce pincushion (pillow) distortion

pincushion (pillow) distortion < Türkçe yastık biçiminde bozunum


pine < İngilizce pine

pine < Türkçe i. çam.


pine < İngilizce pine

pine < Türkçe f.
1. away erim erim erimek, eriyip solmak.
2. for -in özlemiyle yanıp tutuşmak, -in hasretini çekmek.


pine bunting < İngilizce pine bunting

pine bunting < Türkçe ak başlı yelve kuşu


pine cone < İngilizce pine cone

pine cone < Türkçe çam kozalağı.


pine marten < İngilizce pine marten

pine marten < Türkçe ağaç sansarı


pine needle < İngilizce pine needle

pine needle < Türkçe çam iğnesi.


pine nut < İngilizce pine nut

pine nut < Türkçe çamfıstığı.


pineal < İngilizce pineal

pineal < Türkçe s. kozalaksı.


pineal < İngilizce pineal

pineal < Türkçe pineal


pineal body-gland < İngilizce pineal body-gland

pineal body-gland < Türkçe anat. kozalaksı bez.


pinealectomy < İngilizce pinealectomy

pinealectomy < Türkçe pinealektomy


pinealoma < İngilizce pinealoma

pinealoma < Türkçe pinealoma


pineapple < İngilizce pineapple

pineapple < Türkçe i. ananas.


pinfeed < İngilizce pinfeed

pinfeed < Türkçe dişli besleme


ping < İngilizce ping

ping < Türkçe f. (motor) detonasyon yapmak. i. detonasyon.


ping pong transmission < İngilizce ping pong transmission

ping pong transmission < Türkçe pinpon türü iletim


ping-pong < İngilizce ping-pong

ping-pong < Türkçe i. pingpong, masatenisi.


pinhole < İngilizce pinhole

pinhole < Türkçe iğne deliği


pinion < İngilizce pinion

pinion < Türkçe i.
1. zool. kanat.
2. iri kanat tüyü. f.
1. (kuşun uçmasını engellemek için) kanatlarının ucunu kesmek.
2. (bir kimsenin) elini kolunu bağlamak.
3. bağlamak.


pinion < İngilizce pinion

pinion < Türkçe i., mak. küçük dişli çark, pinyon.


pink < İngilizce pink

pink < Türkçe i.
1. pembe renk.
2. (bir çeşit ufak) karanfil. s. pembe.


pink eye < İngilizce pink eye

pink eye < Türkçe epidemik konjunktivit


pinna < İngilizce pinna

pinna < Türkçe çoğ. -s (pîn´ız)/-e (pîn´i) i., zool. pines.


pinnacle < İngilizce pinnacle

pinnacle < Türkçe i.
1. mim. bina üzerindeki sivri tepeli kule.
2. doruk, tepe, zirve.


pinocyte < İngilizce pinocyte

pinocyte < Türkçe pinosit


pinocytosis < İngilizce pinocytosis

pinocytosis < Türkçe pinositoz


pinpoint < İngilizce pinpoint

pinpoint < Türkçe i.
1. iğne ucu.
2. ufacık nokta. f. kesin olarak yerini belirtmek.


pinprick < İngilizce pinprick

pinprick < Türkçe i.
1. iğne batması.
2. sinir bozucu ufak bir şey.


pins and needles < İngilizce pins and needles

pins and needles < Türkçe karıncalanma, uyuşma.


pinstripe < İngilizce pinstripe

pinstripe < Türkçe i. (kumaşta) ince çizgi.


pinstripe suit < İngilizce pinstripe suit

pinstripe suit < Türkçe ince çizgili takım elbise.


pinstriped < İngilizce pinstriped

pinstriped < Türkçe s. ince çizgili (kumaş/giysi).


pint < İngilizce pint

pint < Türkçe i. yarım litrelik sıvı ölçü birimi, bir galonun sekizde biri, A.B.D. 0,473 litre, İng. 0,550 litre.


pint < İngilizce pint

pint < Türkçe pint


pinta < İngilizce pinta

pinta < Türkçe pinta


pintail < İngilizce pintail

pintail < Türkçe i., zool. kılkuyruk.


pinwheel < İngilizce pinwheel

pinwheel < Türkçe i. fırıldak (oyuncak); çarkıfelek.


pinworm < İngilizce pinworm

pinworm < Türkçe kılkurdu



pin* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara pin* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara



282.185 ingilizce>türkçe 134.075 türkçe>ingilizce kelime ve cümle içerisinde kullanım örnekleri

antivirüs indir, oyun indir, sözlük indir, muhasebe programları, sohbet programları, ekran koruyucular, duvar kağıtları...
internet indir / www.internetindir.com

İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com