
pay
i. ücret, maaş. f. (paid)
pay a compliment
iltifat etmek, kompliman yapmak.
pay a premium for
-i pahalıya almak.
pay a visit to
-i ziyaret etmek.
pay an arm and a leg for
-e çok pahalıya patlamak: You´ll pay an arm and a leg for it. Sana çok pahalıya patlayacak.
pay as one goes
peşin parayla alışveriş etmek.
pay attention
dikkat etmek.
pay court to
-e kur yapmak.
pay day
maaş günü.
pay dearly for
pahalıya mal olmak.
pay for
1. -in parasını ödemek; -in masrafını/hesabını ödemek/çekmek, -in faturasını ödemek.
pay for itself
kendi masrafını çıkarmak.
pay in advance
peşin ödemek, teslim almadan önce parasını ödemek.
pay in kind
ayni olarak ödemek.
pay interest
(hesap, bono v.b.) faiz getirmek.
pay lip service to
-e inanır gibi yapmak.
pay off
1. (borcu) tamamıyla ödemek.
pay one-s dues
1. aidatını ödemek.
pay one-s respects
1. (to) (-e) ziyarette bulunmak.
pay one-s way
kendi masraflarını kendi ödemek.
pay one-s whack
İng., k. dili payına düşeni ödemek.
pay out
1. (parayı) ödemek.
pay phone
k. dili umumi/ankesörlü telefon.
pay regard to
-i dikkate almak.
pay s.o. a call
birini ziyaret etmek.
pay s.o. a compliment
birine iltifat etmek.
pay s.o. a visit
birini ziyaret etmek.
pay s.o. back
1. birine olan borcu ödemek: I´ll pay you back tomorrow. Borcumu size yarın ödeyeceğim.
pay s.o. off
1. birine ücretini/maaşını verip işine son vermek.
pay s.o.-s way
birinin masraflarını karşılamak/ödemek.
pay station
bak. pay telephone.
pay telephone
umumi/ankesörlü telefon.
pay telephone
jetonlu telefon.
pay the piper
k. dili yaptığının/yaptıklarının sonuçlarına katlanmak: He did it, but it´s me who´s going to have to pay the piper. O yaptı, fakat ceremesini çekecek olan benim.
pay the piper and call the tune
Parayı veren düdüğü çalar.
pay through the nose
k. dili -e çok pahalıya patlamak: You´ll pay through the nose. Sana çok pahalıya patlayacak.
pay tone
ödeme tonu (telefon)
pay under protest
itiraz ederek ödemek.
pay up
(borcunu) ödemek; borcunu ödemek.
pay-do obeisance to
-e saygı göstermek.
payable
s.
payable at sight
görüldüğünde ödenecek.
payable on demand
ibrazında ödenecek.
payable to bearer
hamiline ödenecek.
payable to cash
hamiline.
payable to order
emre ödenecek.
payday
i. maaş günü; ödeme günü.
payee
i. alacaklı.
paying guest
pansiyoner.
payload
yararlı yük
paymaster
i. mutemet.
payment
i.
payoff
i.
payroll
i.
antivirüs indir,
oyun indir, sözlük indir, muhasebe programları, sohbet programları, ekran koruyucular, duvar kağıtları...
internet indir / www.internetindir.com