ç  ğ  ı  ö  ş  ü 

pay* pay* kelimesini İngilizceden > Türkçeye çevir pay* kelimesini Türkçeden > İngilizceye çevir 54 sonuç...

pay < İngilizce pay

pay < Türkçe i. ücret, maaş. f. (paid)
1. (birine) (para, borç v.b.´ni) ödemek: Haven´t you paid him yet? Parasını daha ödemedin mi? You have to pay your taxes next month. Gelecek ay vergilerini ödemen lazım.
2. (hatanın/suçun) bedelini ödemek, cezasını çekmek: You´ll pay heavily for this. Bunu ağır ödersin.
3. -in yararına olmak: Who says crime doesn´t pay? Suç işlemenin faydasını kim inkâr edebilir ki? It´ll pay you to listen to this. Buna kulak asarsan iyi olur.
4. (bir iş) birine para getirmek; (bir işin) maaşı (belirli bir nitelikte) olmak: This job pays well. Dolgun maaşlı bir iş bu.


pay a compliment < İngilizce pay a compliment

pay a compliment < Türkçe iltifat etmek, kompliman yapmak.


pay a premium for < İngilizce pay a premium for

pay a premium for < Türkçe -i pahalıya almak.


pay a visit to < İngilizce pay a visit to

pay a visit to < Türkçe -i ziyaret etmek.


pay an arm and a leg for < İngilizce pay an arm and a leg for

pay an arm and a leg for < Türkçe -e çok pahalıya patlamak: You´ll pay an arm and a leg for it. Sana çok pahalıya patlayacak.


pay as one goes < İngilizce pay as one goes

pay as one goes < Türkçe peşin parayla alışveriş etmek.


pay attention < İngilizce pay attention

pay attention < Türkçe dikkat etmek.


pay court to < İngilizce pay court to

pay court to < Türkçe -e kur yapmak.


pay day < İngilizce pay day

pay day < Türkçe maaş günü.


pay dearly for < İngilizce pay dearly for

pay dearly for < Türkçe pahalıya mal olmak.


pay for < İngilizce pay for

pay for < Türkçe 1. -in parasını ödemek; -in masrafını/hesabını ödemek/çekmek, -in faturasını ödemek.
2. (hatanın/suçun) bedelini ödemek, cezasını çekmek.


pay for itself < İngilizce pay for itself

pay for itself < Türkçe kendi masrafını çıkarmak.


pay in advance < İngilizce pay in advance

pay in advance < Türkçe peşin ödemek, teslim almadan önce parasını ödemek.


pay in kind < İngilizce pay in kind

pay in kind < Türkçe ayni olarak ödemek.


pay interest < İngilizce pay interest

pay interest < Türkçe (hesap, bono v.b.) faiz getirmek.


pay lip service to < İngilizce pay lip service to

pay lip service to < Türkçe -e inanır gibi yapmak.


pay off < İngilizce pay off

pay off < Türkçe 1. (borcu) tamamıyla ödemek.
2. k. dili faydalı olmak.


pay one-s dues < İngilizce pay one-s dues

pay one-s dues < Türkçe 1. aidatını ödemek.
2. argo (stajyerlik/çıraklık dönemlerine özgü) sıkıcı işler yapmak.
3. argo bir şeyin cezasını çekmek.


pay one-s respects < İngilizce pay one-s respects

pay one-s respects < Türkçe 1. (to) (-e) ziyarette bulunmak.
2. (-e) saygı ziyaretinde bulunmak.


pay one-s way < İngilizce pay one-s way

pay one-s way < Türkçe kendi masraflarını kendi ödemek.


pay one-s whack < İngilizce pay one-s whack

pay one-s whack < Türkçe İng., k. dili payına düşeni ödemek.


pay out < İngilizce pay out

pay out < Türkçe 1. (parayı) ödemek.
2. (ip, zincir v.b.´ni) vermek; den. kaloma etmek.


pay phone < İngilizce pay phone

pay phone < Türkçe k. dili umumi/ankesörlü telefon.


pay regard to < İngilizce pay regard to

pay regard to < Türkçe -i dikkate almak.


pay s.o. a call < İngilizce pay s.o. a call

pay s.o. a call < Türkçe birini ziyaret etmek.


pay s.o. a compliment < İngilizce pay s.o. a compliment

pay s.o. a compliment < Türkçe birine iltifat etmek.


pay s.o. a visit < İngilizce pay s.o. a visit

pay s.o. a visit < Türkçe birini ziyaret etmek.


pay s.o. back < İngilizce pay s.o. back

pay s.o. back < Türkçe 1. birine olan borcu ödemek: I´ll pay you back tomorrow. Borcumu size yarın ödeyeceğim.
2. (güzel bir şeye karşı) birine karşılıkta bulunmak: How can I pay you back for such a wonderful meal? Böyle güzel bir yemeğe karşı size ne yapabilirim?
3. (kötülük yapan birinden) intikam almak; (kötülük yapan birinin) hakkından gelmek.


pay s.o. off < İngilizce pay s.o. off

pay s.o. off < Türkçe 1. birine ücretini/maaşını verip işine son vermek.
2. birine rüşvet vermek.


pay s.o.-s way < İngilizce pay s.o.-s way

pay s.o.-s way < Türkçe birinin masraflarını karşılamak/ödemek.


pay station < İngilizce pay station

pay station < Türkçe bak. pay telephone.


pay telephone < İngilizce pay telephone

pay telephone < Türkçe umumi/ankesörlü telefon.


pay telephone < İngilizce pay telephone

pay telephone < Türkçe jetonlu telefon.


pay the piper < İngilizce pay the piper

pay the piper < Türkçe k. dili yaptığının/yaptıklarının sonuçlarına katlanmak: He did it, but it´s me who´s going to have to pay the piper. O yaptı, fakat ceremesini çekecek olan benim.


pay the piper and call the tune < İngilizce pay the piper and call the tune

pay the piper and call the tune < Türkçe Parayı veren düdüğü çalar.


pay through the nose < İngilizce pay through the nose

pay through the nose < Türkçe k. dili -e çok pahalıya patlamak: You´ll pay through the nose. Sana çok pahalıya patlayacak.


pay tone < İngilizce pay tone

pay tone < Türkçe ödeme tonu (telefon)


pay under protest < İngilizce pay under protest

pay under protest < Türkçe itiraz ederek ödemek.


pay up < İngilizce pay up

pay up < Türkçe (borcunu) ödemek; borcunu ödemek.


pay-do obeisance to < İngilizce pay-do obeisance to

pay-do obeisance to < Türkçe -e saygı göstermek.


payable < İngilizce payable

payable < Türkçe s.
1. ödenebilir.
2. ödenmesi gereken, ödenecek.


payable at sight < İngilizce payable at sight

payable at sight < Türkçe görüldüğünde ödenecek.


payable on demand < İngilizce payable on demand

payable on demand < Türkçe ibrazında ödenecek.


payable to bearer < İngilizce payable to bearer

payable to bearer < Türkçe hamiline ödenecek.


payable to cash < İngilizce payable to cash

payable to cash < Türkçe hamiline.


payable to order < İngilizce payable to order

payable to order < Türkçe emre ödenecek.


payday < İngilizce payday

payday < Türkçe i. maaş günü; ödeme günü.


payee < İngilizce payee

payee < Türkçe i. alacaklı.


paying guest < İngilizce paying guest

paying guest < Türkçe pansiyoner.


payload < İngilizce payload

payload < Türkçe yararlı yük


paymaster < İngilizce paymaster

paymaster < Türkçe i. mutemet.


payment < İngilizce payment

payment < Türkçe i.
1. ödeme.
2. ücret, maaş.
3. taksit.


payoff < İngilizce payoff

payoff < Türkçe i.
1. ücret ödeme.
2. k. dili ödül.
3. k. dili ceza.
4. k. dili sonuç, netice.
5. çıkış noktası.
6. argo rüşvet.


payroll < İngilizce payroll

payroll < Türkçe i.
1. maaş/ücret bordrosu.
2. maaşların/ücretlerin toplamı.



pay* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara pay* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara



282.185 ingilizce>türkçe 134.075 türkçe>ingilizce kelime ve cümle içerisinde kullanım örnekleri

antivirüs indir, oyun indir, sözlük indir, muhasebe programları, sohbet programları, ekran koruyucular, duvar kağıtları...
internet indir / www.internetindir.com

İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com