
pack
i.
pack
f.
pack
paketlemek, sıkıştırmak
pack
v.sıkıştır:n.paket
pack a wallop
argo bomba gibi patlamak.
pack a wallop
k. dili çok etkili olmak.
pack animal
yük hayvanı.
pack off
göndermek, defetmek, kovmak.
pack up
1. -i bavula/sandığa koymak.
pack, to
yoğunlaştırmak (bellek)
package
i.
package
paket
package
sarmalaç, paketleme
package
paket
package deal
tic. paket teklif.
package store
içki dükkânı.
package tour
paket tur, grup turu.
packaged
v.paketle:adj.paketlenmiş
packaged software
paket yazılım
packed
s.
packed data
yoğunlaşmış veri
packed field
paketlenmiş alan
packed field
paketlenmiş alan
packed format
paketlenmiş format
packed like sardines
sardalye gibi istif edilmiş.
packer
i. ambalajcı; paketçi.
packet
i.
packet
paket
packet
paket
packet buffer
paket yastığı
packet format
paket formatı
packet header
paket başlığı
packet mode terminal
paket uçbirimi
packet network node
paket ağı düğümü
packet radio
paket radyo
packet sequencing
paket sıralaması
packet switching
paket anahtarlama
packet switching network
paket anahtarlamalı ağ
packet switching network
paket anahtarlamalı ağ
packet terminal
paket uçbirimi
packetized voice
paketlenmiş ses
packhorse
i. yük beygiri.
packing
i.
packing
n.doldurma:v.doldur:prep.doldurarak
packing box-case
eşya sandığı.
packing density
1. kayıt yoğunluğu;
packing density
sıkıştırma yoğunluğu
packinghouse
i. büyük mezbaha.
packsaddle
i. semer.
Türkiye'nin EN BÜYÜK firma rehberi / www.firmalarim.com
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com