ç  ğ  ı  ö  ş  ü 

pa* pa* kelimesini İngilizceden > Türkçeye çevir pa* kelimesini Türkçeden > İngilizceye çevir 100 sonuç...

pa < İngilizce pa

pa < Türkçe i., k. dili baba.


pa < İngilizce pa

pa < Türkçe kıs. power of attorney.


pa < İngilizce pa

pa < Türkçe kıs. per annum.


pabx < İngilizce pabx

pabx < Türkçe otomatik özel santral, PABX


pace < İngilizce pace

pace < Türkçe i.
1. (yürürken atılan) adım.
2. bir adımda alınan yol.
3. gidiş, yürüyüş.
4. yürüyüş hızı.
5. hız, tempo, gidiş. f.
1. adımlamak.
2. bir aşağı bir yukarı yürümek/dolaşmak, volta atmak; -i arşınlamak.
3. (yarışçının) hızını ayarlamak.


pace < İngilizce pace

pace < Türkçe ilerleme hızı


pace < İngilizce pace

pace < Türkçe ilerleme hızı


pace < İngilizce pace

pace < Türkçe v.adımla:n.adım


pace back and forth-pace up and down < İngilizce pace back and forth-pace up and down

pace back and forth-pace up and down < Türkçe bir aşağı bir yukarı yürümek/dolaşmak, volta atmak.


pacemaker < İngilizce pacemaker

pacemaker < Türkçe i.
1. örnek alınan kimse.
2. (geçici) kalp pili, kalbin atış hızını ayarlayan aygıt.


pacemaker < İngilizce pacemaker

pacemaker < Türkçe pacemaker


pachyderma < İngilizce pachyderma

pachyderma < Türkçe pakiderma


pachymeningitis < İngilizce pachymeningitis

pachymeningitis < Türkçe pakimenenjit


pachymeninx < İngilizce pachymeninx

pachymeninx < Türkçe dura mater


pacific < İngilizce pacific

pacific < Türkçe s.
1. uzlaştırıcı, barıştırıcı.
2. sakin.


pacification < İngilizce pacification

pacification < Türkçe i.
1. barışı sağlama.
2. of (karışıklıklara sahne olan bir yerde) asayişi sağlama.
3. kontrol altına alma.
4. barıştırma, uzlaştırma; barışma, uzlaşma.


pacifier < İngilizce pacifier

pacifier < Türkçe i. emzik (kauçuk meme).


pacifism < İngilizce pacifism

pacifism < Türkçe i. barışseverlik, barışçılık.


pacifist < İngilizce pacifist

pacifist < Türkçe i. barışçı kimse.


pacify < İngilizce pacify

pacify < Türkçe f.
1. (karışıklıklara sahne olan bir yerde) asayişi sağlamak.
2. barıştırmak, uzlaştırmak.
3. yatıştırmak, sakinleştirmek.


pacing < İngilizce pacing

pacing < Türkçe hız denetimi


pacing < İngilizce pacing

pacing < Türkçe hız denetimi


pacing < İngilizce pacing

pacing < Türkçe hız denetimi


pack < İngilizce pack

pack < Türkçe i.
1. bohça, çıkın.
2. denk.
3. (sigara için) paket.
4. sırt çantası.
5. (köpek veya kurtlardan oluşan) sürü.
6. İng., isk. deste.
7. tıb. kompres; tampon.


pack < İngilizce pack

pack < Türkçe f.
1. -i bohçalamak.
2. -i denk etmek, -i denklemek.
3. (bavulunu/bavullarını) hazırlamak; eşyaları taşınmaya hazır bir duruma getirmek; (bavulu) hazırlamak; -i bavuluna koymak.
4. -i ambalajlamak, -i ambalaj yapmak; -i paketlemek.
5. -i tıka basa/hıncahınç doldurmak.
6. (silah) taşımak.


pack < İngilizce pack

pack < Türkçe paketlemek, sıkıştırmak


pack < İngilizce pack

pack < Türkçe v.sıkıştır:n.paket


pack a wallop < İngilizce pack a wallop

pack a wallop < Türkçe argo bomba gibi patlamak.


pack a wallop < İngilizce pack a wallop

pack a wallop < Türkçe k. dili çok etkili olmak.


pack animal < İngilizce pack animal

pack animal < Türkçe yük hayvanı.


pack off < İngilizce pack off

pack off < Türkçe göndermek, defetmek, kovmak.


pack up < İngilizce pack up

pack up < Türkçe 1. -i bavula/sandığa koymak.
2. (makine) durmak.


pack, to < İngilizce pack, to

pack, to < Türkçe yoğunlaştırmak (bellek)


package < İngilizce package

package < Türkçe i.
1. paket.
2. bohça.
3. ambalaj.


package < İngilizce package

package < Türkçe paket


package < İngilizce package

package < Türkçe sarmalaç, paketleme


package < İngilizce package

package < Türkçe paket


package deal < İngilizce package deal

package deal < Türkçe tic. paket teklif.


package store < İngilizce package store

package store < Türkçe içki dükkânı.


package tour < İngilizce package tour

package tour < Türkçe paket tur, grup turu.


packaged < İngilizce packaged

packaged < Türkçe v.paketle:adj.paketlenmiş


packaged software < İngilizce packaged software

packaged software < Türkçe paket yazılım


packed < İngilizce packed

packed < Türkçe s.
1. paketlenmiş.
2. ağzına kadar dolu.


packed data < İngilizce packed data

packed data < Türkçe yoğunlaşmış veri


packed field < İngilizce packed field

packed field < Türkçe paketlenmiş alan


packed field < İngilizce packed field

packed field < Türkçe paketlenmiş alan


packed format < İngilizce packed format

packed format < Türkçe paketlenmiş format


packed like sardines < İngilizce packed like sardines

packed like sardines < Türkçe sardalye gibi istif edilmiş.


packer < İngilizce packer

packer < Türkçe i. ambalajcı; paketçi.


packet < İngilizce packet

packet < Türkçe i.
1. paket.
2. bohça, çıkın.


packet < İngilizce packet

packet < Türkçe paket


packet < İngilizce packet

packet < Türkçe paket


packet buffer < İngilizce packet buffer

packet buffer < Türkçe paket yastığı


packet format < İngilizce packet format

packet format < Türkçe paket formatı


packet header < İngilizce packet header

packet header < Türkçe paket başlığı


packet mode terminal < İngilizce packet mode terminal

packet mode terminal < Türkçe paket uçbirimi


packet network node < İngilizce packet network node

packet network node < Türkçe paket ağı düğümü


packet radio < İngilizce packet radio

packet radio < Türkçe paket radyo


packet sequencing < İngilizce packet sequencing

packet sequencing < Türkçe paket sıralaması


packet switching < İngilizce packet switching

packet switching < Türkçe paket anahtarlama


packet switching network < İngilizce packet switching network

packet switching network < Türkçe paket anahtarlamalı ağ


packet switching network < İngilizce packet switching network

packet switching network < Türkçe paket anahtarlamalı ağ


packet terminal < İngilizce packet terminal

packet terminal < Türkçe paket uçbirimi


packetized voice < İngilizce packetized voice

packetized voice < Türkçe paketlenmiş ses


packhorse < İngilizce packhorse

packhorse < Türkçe i. yük beygiri.


packing < İngilizce packing

packing < Türkçe i.
1. ambalajlama; paketleme, paket etme.
2. ambalaj.
3. salmastra, tıkaç, conta.


packing < İngilizce packing

packing < Türkçe n.doldurma:v.doldur:prep.doldurarak


packing box-case < İngilizce packing box-case

packing box-case < Türkçe eşya sandığı.


packing density < İngilizce packing density

packing density < Türkçe 1. kayıt yoğunluğu;
2. sıkıştırma yoğunluğu


packing density < İngilizce packing density

packing density < Türkçe sıkıştırma yoğunluğu


packinghouse < İngilizce packinghouse

packinghouse < Türkçe i. büyük mezbaha.


packsaddle < İngilizce packsaddle

packsaddle < Türkçe i. semer.


pact < İngilizce pact

pact < Türkçe i. pakt, antlaşma; sözleşme.


pad < İngilizce pad

pad < Türkçe i.
1. yumuşak bir maddeden yapılmış koruyucu şey: kneepad dizlik. saddle pad semer yastığı. desk pad sumen.
2. bloknot, kâğıt destesi.
3. bazı hayvanların yumuşak tabanı. f. (-ded, -ding)
1. (yumuşak bir madde ile) doldurmak.
2. (konuşma, yazı v.b.´ni) şişirmek.


pad < İngilizce pad

pad < Türkçe f. (-ded, -ding) sessizce yürümek.


pad < İngilizce pad

pad < Türkçe doldurmak


pad < İngilizce pad

pad < Türkçe yastık


pad < İngilizce pad

pad < Türkçe ped


pad character < İngilizce pad character

pad character < Türkçe doldurma karakteri


pad, to < İngilizce pad, to

pad, to < Türkçe dolgulamak


padding < İngilizce padding

padding < Türkçe i.
1. dolgu maddesi.
2. vatka.
3. fodra.
4. abartma.


paddle < İngilizce paddle

paddle < Türkçe i.
1. (kanoya ait) kürek.
2. (masatenisi için) raket.
3. (çocukları dövmek için kullanılan ucu yassı ve yayvan) sopa.
4. tokaç. f.
1. kürekle (kanoyu) ileri/geri götürmek; kürekle kanoyu ileri/geri götürmek.
2. (çocuğa) dayak atmak.


paddle < İngilizce paddle

paddle < Türkçe f.
1. sığ suda gezinmek.
2. suda oynamak.
3. (çocuk/ihtiyar) sendeleyerek yürümek.


paddle < İngilizce paddle

paddle < Türkçe denetim kolu


paddle < İngilizce paddle

paddle < Türkçe kanat


paddle steamer < İngilizce paddle steamer

paddle steamer < Türkçe yandan çarklı vapur; kıçtan çarklı vapur.


paddle wheel < İngilizce paddle wheel

paddle wheel < Türkçe vapur çarkı, çark.


paddle-wheeler < İngilizce paddle-wheeler

paddle-wheeler < Türkçe i. yandan çarklı vapur; kıçtan çarklı vapur.


paddock < İngilizce paddock

paddock < Türkçe i.
1. İng. (atlar için etrafı çevrili, küçük) çayır.
2. padok.


paddy < İngilizce paddy

paddy < Türkçe i. çeltik tarlası.


padishah < İngilizce padishah

padishah < Türkçe i. padişah.


padlock < İngilizce padlock

padlock < Türkçe i. asma kilit. f. asma kilitle kilitlemek, asma kilit vurmak.


paeony < İngilizce paeony

paeony < Türkçe i., İng., bot., bak. peony.


pagan < İngilizce pagan

pagan < Türkçe i., s.
1. pagan; putperest.
2. dinsiz.


paganism < İngilizce paganism

paganism < Türkçe i.
1. paganizm; putperestlik.
2. dinsizlik.


page < İngilizce page

page < Türkçe i. sayfa. f. (bir yazının) sayfalarını numaralamak.


page < İngilizce page

page < Türkçe i.
1. (otelde) komi.
2. içoğlanı.
3. uşak. f. hoparlör ile çağırmak.


page < İngilizce page

page < Türkçe sayfa


page < İngilizce page

page < Türkçe v.sayfala:n.sayfa


page addressing < İngilizce page addressing

page addressing < Türkçe sayfa adresleme



pa* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara pa* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara


282.185 ingilizce>türkçe 134.075 türkçe>ingilizce kelime ve cümle içerisinde kullanım örnekleri

Türkiye'nin EN BÜYÜK firma rehberi / www.firmalarim.com / firma ekle
makina firmaları, ambalaj firmaları, otomotiv firmaları, inşaat firmaları, kimya firmaları, tekstil firmaları, elektrik firmaları...

İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com