
money
i. para.
money belt
para taşımaya elverişli kuşak.
money is no object
İş parada değil./Para önemli değil.
money market
para piyasası.
money on deposit
bankadaki para, mevduat.
money order
posta havalesi.
money order
para havalesi.
money plant
bot. denizlahanası, ayotu.
moneybags
i., argo zengin kimse, para babası.
moneychanger
i. dövizci, döviz alıp satan kimse, sarraf.
moneyed
s. paralı.
moneylender
i. faiz karşılığı borç para veren kimse, faizci.
moneyless
s. parasız.
moneymaker
i., k. dili para getiren iş.
moneymaking
s., k. dili para getiren/kazandıran.
internetteki tüm ilanlar = tek sitede / www.ilanyeri.com
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com