ç  ğ  ı  ö  ş  ü 

lay* lay* kelimesini İngilizceden > Türkçeye çevir lay* kelimesini Türkçeden > İngilizceye çevir 76 sonuç...

lay < İngilizce lay

lay < Türkçe s.
1. belirli meslekten olmayan; alaylı.
2. laik.


lay < İngilizce lay

lay < Türkçe f. (laid)
1. (dikkatle) koymak.
2. yatırmak; sermek.
3. (tuğla) örmek.
4. (halı) döşemek..
5. yatıştırmak.
6. (yumurta) yumurtlamak; yumurtlamak.
7. (iddiada) bulunmak.
8. (suç) yüklemek.
9. (teklif) sunmak.
10. yaymak.
11. (sofra) kurmak, hazırlamak. 1
2. (plan, tuzak v.b.´ni) kurmak. 1
3. den. (bir yöne) gitmek.


lay < İngilizce lay

lay < Türkçe 1. arazi yapısı.
2. durum, vaziyet.


lay < İngilizce lay

lay < Türkçe f., bak. lie.


lay about one < İngilizce lay about one

lay about one < Türkçe sağına soluna vurmak.


lay an ambush < İngilizce lay an ambush

lay an ambush < Türkçe pusu kurmak.


lay aside < İngilizce lay aside

lay aside < Türkçe 1. bir yana koymak.
2. -i terketmek, -den vazgeçmek.
3. biriktirmek.


lay at one-s door < İngilizce lay at one-s door

lay at one-s door < Türkçe -in üstüne atmak, -e yüklemek.


lay at s.o.-s door < İngilizce lay at s.o.-s door

lay at s.o.-s door < Türkçe (bir suçu) birine yüklemek, birinin üstüne atmak.


lay awake < İngilizce lay awake

lay awake < Türkçe gözüne uyku girmemek.


lay away < İngilizce lay away

lay away < Türkçe 1. bir yana koymak.
2. ayırmak, saklamak.


lay bare < İngilizce lay bare

lay bare < Türkçe açmak, açıkça ortaya koymak.


lay by < İngilizce lay by

lay by < Türkçe biriktirmek, yığmak.


lay by < İngilizce lay by

lay by < Türkçe cep


lay down one-s arms < İngilizce lay down one-s arms

lay down one-s arms < Türkçe savaşmaktan vazgeçmek; teslim olmak.


lay down one-s arms < İngilizce lay down one-s arms

lay down one-s arms < Türkçe silahlarını bırakmak, teslim olmak.


lay down one-s life < İngilizce lay down one-s life

lay down one-s life < Türkçe canını feda etmek.


lay down the law < İngilizce lay down the law

lay down the law < Türkçe direktif vermek, zart zurt etmek.


lay for < İngilizce lay for

lay for < Türkçe -e pusu kurmak, -i pusuda beklemek.


lay great store on < İngilizce lay great store on

lay great store on < Türkçe -e çok değer vermek.


lay hands on < İngilizce lay hands on

lay hands on < Türkçe 1. -i bulmak; -i yakalamak.
2. (cezalandırmak/dövmek için) yakalamak, ele geçirmek.


lay hands on < İngilizce lay hands on

lay hands on < Türkçe 1. -i yakalamak.
2. -e el sürmek, -e dokunmak, -e zor kullanmak.


lay hold of < İngilizce lay hold of

lay hold of < Türkçe 1. -i ele geçirmek.
2. -in yakasına yapışmak.


lay into < İngilizce lay into

lay into < Türkçe 1. argo -i dövmek, -e dayak atmak.
2. -i haşlamak, -i azarlamak.


lay it on thick < İngilizce lay it on thick

lay it on thick < Türkçe çok pohpohlamak.


lay low < İngilizce lay low

lay low < Türkçe 1. yatağa düşürmek.
2. k. dili gizlenmek.


lay off < İngilizce lay off

lay off < Türkçe 1. (işçiye) geçici olarak yol vermek.
2. k. dili -i rahat bırakmak.


lay on < İngilizce lay on

lay on < Türkçe 1. üzerine atılmak, saldırmak.
2. üstüne sürmek.


lay on air drier < İngilizce lay on air drier

lay on air drier < Türkçe hava yastıklı kurutucu


lay one-s cards on the table < İngilizce lay one-s cards on the table

lay one-s cards on the table < Türkçe k. dili, bak. put one´s cards on the table.


lay one-s hand on < İngilizce lay one-s hand on

lay one-s hand on < Türkçe -i bulmak.


lay one-s hands on < İngilizce lay one-s hands on

lay one-s hands on < Türkçe 1. (cezalandırmak/dövmek için) yakalamak, ele geçirmek.
2. -e sahip olmak, -i elde etmek.
3. -i bulmak.


lay open < İngilizce lay open

lay open < Türkçe 1. açmak, açıklamak.
2. kesip içini açmak.


lay out < İngilizce lay out

lay out < Türkçe 1. sermek.
2. sergilemek.
3. ölüyü gömülmeye hazırlamak.
4. harcamak.
5. tasarlamak.


lay out < İngilizce lay out

lay out < Türkçe yerleştirme


lay s.o. to rest < İngilizce lay s.o. to rest

lay s.o. to rest < Türkçe cenazeyi toprağa vermek.


lay s.o. to rest < İngilizce lay s.o. to rest

lay s.o. to rest < Türkçe birini gömmek/defnetmek.


lay s.o. up < İngilizce lay s.o. up

lay s.o. up < Türkçe k. dili birini yatağa düşürmek/yatağa mahkûm etmek.


lay siege to < İngilizce lay siege to

lay siege to < Türkçe -i kuşatmak.


lay siege to < İngilizce lay siege to

lay siege to < Türkçe (bir yeri) kuşatma altına almak.


lay stress on < İngilizce lay stress on

lay stress on < Türkçe -i vurgulamak.


lay the groundwork for < İngilizce lay the groundwork for

lay the groundwork for < Türkçe (bir iş için) ön hazırlık yapmak.


lay up < İngilizce lay up

lay up < Türkçe biriktirmek, toplamak, saklamak.


lay waste to < İngilizce lay waste to

lay waste to < Türkçe -i yakıp yıkmak, -i yerle bir etmek.


lay waste to < İngilizce lay waste to

lay waste to < Türkçe -i yakıp yıkmak, -i yerle bir etmek.


lay-put-set store by-on < İngilizce lay-put-set store by-on

lay-put-set store by-on < Türkçe -i önemsemek, -e önem vermek.


lay-spread-pour it on thick < İngilizce lay-spread-pour it on thick

lay-spread-pour it on thick < Türkçe k. dili
1. fazlasıyla övmek.
2. fazlasıyla eleştirmek, (birinde) fazlasıyla kabahat bulmak.
3. fazlasıyla bahane ileri sürmek.


layday < İngilizce layday

layday < Türkçe starya


layer < İngilizce layer

layer < Türkçe i.
1. tabaka, katman; kat.
2. bot. daldırma, daldırma yöntemiyle daldırılan dal.


layer < İngilizce layer

layer < Türkçe katman


layer < İngilizce layer

layer < Türkçe katman


layer < İngilizce layer

layer < Türkçe katman


layer cake < İngilizce layer cake

layer cake < Türkçe kat kat kremalı pasta.


layer filtration < İngilizce layer filtration

layer filtration < Türkçe tabakalarla filtreleme


layer lattice < İngilizce layer lattice

layer lattice < Türkçe tabaka örgüsü


layer of cloud < İngilizce layer of cloud

layer of cloud < Türkçe bulut katmanı


layer of security < İngilizce layer of security

layer of security < Türkçe güvenlik katmanı


layer of snow < İngilizce layer of snow

layer of snow < Türkçe kar tabakası


layered architecture < İngilizce layered architecture

layered architecture < Türkçe katmanlı mimari


layered architecture < İngilizce layered architecture

layered architecture < Türkçe katmanlı mimari


layering < İngilizce layering

layering < Türkçe i., bot. daldırma.


laying mash < İngilizce laying mash

laying mash < Türkçe yumurta yemi


laying nest < İngilizce laying nest

laying nest < Türkçe folluk


layman < İngilizce layman

layman < Türkçe çoğ. lay.men (ley´mîn) i.
1. papaz/rahip sınıfından olmayan erkek.
2. bir mesleğin/ilmin yabancısı.


layoff < İngilizce layoff

layoff < Türkçe i. işçilerin geçici olarak işten çıkarılması.


layout < İngilizce layout

layout < Türkçe yerleşim


layout < İngilizce layout

layout < Türkçe yerleşim planı, serim


layout < İngilizce layout

layout < Türkçe yerleştirme


layout character < İngilizce layout character

layout character < Türkçe yapı denetim karakteri


layout plan < İngilizce layout plan

layout plan < Türkçe oturum planı


layover < İngilizce layover

layover < Türkçe i. (uçak, otobüs, gemi veya trenle yolculuk ederken) (bir yerde) bekleme; konaklama.


layperson < İngilizce layperson

layperson < Türkçe çoğ. lay.peo.ple (ley´pipıl) i.
1. papaz/rahip/rahibe sınıfından olmayan Hristiyan.
2. bir mesleğin/ilmin yabancısı.


layshaft < İngilizce layshaft

layshaft < Türkçe yardımcı şaft


layshaft gear cluster < İngilizce layshaft gear cluster

layshaft gear cluster < Türkçe ara mili bloku


layup < İngilizce layup

layup < Türkçe durum


laywoman < İngilizce laywoman

laywoman < Türkçe çoğ. lay.wom.en (ley´wîmîn) i.
1. papaz/rahibe sınıfından olmayan kadın.
2. bir mesleğin/ilmin yabancısı olan kadın.



lay* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara lay* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara



282.185 ingilizce>türkçe 134.075 türkçe>ingilizce kelime ve cümle içerisinde kullanım örnekleri

hile bul /  www.hilebul.com

İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com