
lay*
76 sonuç...
s.
1. belirli meslekten olmayan; alaylı.
2. laik.
f. (laid)
1. (dikkatle) koymak.
2. yatırmak; sermek.
3. (tuğla) örmek.
4. (halı) döşemek..
5. yatıştırmak.
6. (yumurta) yumurtlamak; yumurtlamak.
7. (iddiada) bulunmak.
8. (suç) yüklemek.
9. (teklif) sunmak.
10. yaymak.
11. (sofra) kurmak, hazırlamak. 1
2. (plan, tuzak v.b.´ni) kurmak. 1
3. den. (bir yöne) gitmek.
1. arazi yapısı.
2. durum, vaziyet.
f., bak. lie.
sağına soluna vurmak.
pusu kurmak.
1. bir yana koymak.
2. -i terketmek, -den vazgeçmek.
3. biriktirmek.
-in üstüne atmak, -e yüklemek.
(bir suçu) birine yüklemek, birinin üstüne atmak.
gözüne uyku girmemek.
1. bir yana koymak.
2. ayırmak, saklamak.
açmak, açıkça ortaya koymak.
biriktirmek, yığmak.
cep
savaşmaktan vazgeçmek; teslim olmak.
silahlarını bırakmak, teslim olmak.
canını feda etmek.
direktif vermek, zart zurt etmek.
-e pusu kurmak, -i pusuda beklemek.
-e çok değer vermek.
1. -i bulmak; -i yakalamak.
2. (cezalandırmak/dövmek için) yakalamak, ele geçirmek.
1. -i yakalamak.
2. -e el sürmek, -e dokunmak, -e zor kullanmak.
1. -i ele geçirmek.
2. -in yakasına yapışmak.
1. argo -i dövmek, -e dayak atmak.
2. -i haşlamak, -i azarlamak.
çok pohpohlamak.
1. yatağa düşürmek.
2. k. dili gizlenmek.
1. (işçiye) geçici olarak yol vermek.
2. k. dili -i rahat bırakmak.
1. üzerine atılmak, saldırmak.
2. üstüne sürmek.
hava yastıklı kurutucu
k. dili, bak. put one´s cards on the table.
-i bulmak.
1. (cezalandırmak/dövmek için) yakalamak, ele geçirmek.
2. -e sahip olmak, -i elde etmek.
3. -i bulmak.
1. açmak, açıklamak.
2. kesip içini açmak.
1. sermek.
2. sergilemek.
3. ölüyü gömülmeye hazırlamak.
4. harcamak.
5. tasarlamak.
yerleştirme
cenazeyi toprağa vermek.
birini gömmek/defnetmek.
k. dili birini yatağa düşürmek/yatağa mahkûm etmek.
-i kuşatmak.
(bir yeri) kuşatma altına almak.
-i vurgulamak.
(bir iş için) ön hazırlık yapmak.
biriktirmek, toplamak, saklamak.
-i yakıp yıkmak, -i yerle bir etmek.
-i yakıp yıkmak, -i yerle bir etmek.
-i önemsemek, -e önem vermek.
k. dili
1. fazlasıyla övmek.
2. fazlasıyla eleştirmek, (birinde) fazlasıyla kabahat bulmak.
3. fazlasıyla bahane ileri sürmek.
starya
i.
1. tabaka, katman; kat.
2. bot. daldırma, daldırma yöntemiyle daldırılan dal.
katman
katman
katman
kat kat kremalı pasta.
tabakalarla filtreleme
tabaka örgüsü
bulut katmanı
güvenlik katmanı
kar tabakası
katmanlı mimari
katmanlı mimari
i., bot. daldırma.
yumurta yemi
folluk
çoğ. lay.men (ley´mîn) i.
1. papaz/rahip sınıfından olmayan erkek.
2. bir mesleğin/ilmin yabancısı.
i. işçilerin geçici olarak işten çıkarılması.
yerleşim
yerleşim planı, serim
yerleştirme
yapı denetim karakteri
oturum planı
i. (uçak, otobüs, gemi veya trenle yolculuk ederken) (bir yerde) bekleme; konaklama.
çoğ. lay.peo.ple (ley´pipıl) i.
1. papaz/rahip/rahibe sınıfından olmayan Hristiyan.
2. bir mesleğin/ilmin yabancısı.
yardımcı şaft
ara mili bloku
durum
çoğ. lay.wom.en (ley´wîmîn) i.
1. papaz/rahibe sınıfından olmayan kadın.
2. bir mesleğin/ilmin yabancısı olan kadın.
lay* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara
282.185 ingilizce>türkçe 134.075 türkçe>ingilizce kelime ve cümle içerisinde kullanım örnekleri

hile bul /
www.hilebul.com
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com