
key
i.
key
f.
key
anahtar
key
tuş
key
şifre, anahtarı
key bounce
tuş tutukluğu
key click
tuş tıklama
key collision
anahtar çarpışması
key combination
tuş dizisi
key coupling
kamalı bağlantı
key distribution
şifre dağıtımı
key distribution center
şifredağıtım merkezi
key driven
tuşlamalı
key field
şifre alanı
key fossil
kılavuz fosil
key generation
şifre üretimi
key groove
kama oluğu
key gun
anahtar yükleme birimi
key in, to
(veri) girmek
key management
şifre yönetimi
key pad
tuş takımı
key pad
tuş takımı
key plug
anahtar deliği
key position
önemli yer; yetkili mevki.
key ring
anahtar halkası.
key seat
kama yatağı
key shaft
kama aksı
key to disk
klavyeden diske
key to disk unit
klavyeden diske aktarma birimi
key to tape
klavyeden banta
key to tape unit
klavyeden şeride aktarma birimi
key up
1. heyecanlandırmak, coşturmak.
key word
(sözlükte/ansiklopedide) madde, madde başı sözcük.
key, to
1. anahtarlamak;
keyboard
i. klavye.
keyboard
klavye
keyboard
tuş takımı, klavye
keyboard
klavye
keyboard computer
klavyeli bilgisayar
keyboard lockout
klavyeyi kilitieme
keyboard lockup
klavye kilitlenmesi
keyboard punch
klavyeyle delgileme
keyboard style
klavye biçemi
keyboard template
klavye şablonu
keyboardless computer
klavyesiz bilgisayar
keyed sequential access
anahtar sıralı erişim
keyed sequential access
anahtar sıralı erişim
keyed sequential access
anahtar sıralı erişim
keyhole
i. anahtar deliği.
keyhole
anahtar deliği
keying error rate
tuşlama hata oranı
keynote
i.
keynote address
toplantıyı açış konuşması.
keypad
miniklavye, özel tuş takımı
keypad
küçük klavye
keypunch
delgi makinesı
keypunch operator
delgi operatörü
keyseating machine
kama oluğu açma makinesi
keystone
i.
keystone
anahtar taşı
keystroke
tuşa basmak
keystroke
tuşa basma
keystroke
tuş darbesi
keystroke verification
klavyede doğrulama
keyway
anahtar yatağı
keyword
anahtar sözcük
keyword
anahtar sözcük
keyword
anahtar sözcük
internetteki tüm ilanlar = tek sitede / www.ilanyeri.com
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com