ç  ğ  ı  ö  ş  ü 

head* head* kelimesini İngilizceden > Türkçeye çevir head* kelimesini Türkçeden > İngilizceye çevir 69 sonuç...

head < İngilizce head

head < Türkçe i.
1. baş; kafa; kelle.
2. şef, baş, başkan: the head of the math department matematik bölümü başkanı.
3. baş yer, baş taraf, ön taraf, baş: Go to the head of the line. Sıranın başına geç. She was at the head of the stairs. Merdivenlerin başındaydı.
4. (sebzede) baş: She bought two heads of cabbage. İki baş lahana aldı.
5. kaynak, memba, baş.
6. baş, üst kısım: the head of a nail çivinin başı.
7. akıl, kafa: Use your head. Kafanı kullan.
8. (çoğ. head) baş: fifty head of cattle elli baş sığır.
9. (ses aygıtında) (manyetik) kafa, başlık.


head < İngilizce head

head < Türkçe s. baş, başta olan; başa ait. f.
1. (bir şeyin) başkanlığını yapmak/başkanı olmak: Who heads this outfit? Buranın başkanı kim?
2. -in birincisi olmak: She headed her class. Sınıfının birincisiydi.
3. for -e gitmek; -in istikametini tutmak, -e doğru gitmek: You´re heading for trouble. Bu gidişle başın belaya girecek.
4. towards -e doğru yöneltmek: Head your horses towards Kangal! Atlarınızı Kangal´a sürün!


head < İngilizce head

head < Türkçe kafa


head < İngilizce head

head < Türkçe kafa


head cleaning device < İngilizce head cleaning device

head cleaning device < Türkçe kafa temizleme aygıtı


head crash < İngilizce head crash

head crash < Türkçe kafa arızası


head crash < İngilizce head crash

head crash < Türkçe kafa arızası


head crash < İngilizce head crash

head crash < Türkçe kafa çarpması


head honcho < İngilizce head honcho

head honcho < Türkçe argo şef, başkan.


head of a band < İngilizce head of a band

head of a band < Türkçe kuşak başı


head over heels < İngilizce head over heels

head over heels < Türkçe tepetaklak perende atma.


head over heels < İngilizce head over heels

head over heels < Türkçe bak. head.


head over heels in love < İngilizce head over heels in love

head over heels in love < Türkçe sırılsıklam âşık.


head per track disk < İngilizce head per track disk

head per track disk < Türkçe devinimsiz kafalı teker


head positioning < İngilizce head positioning

head positioning < Türkçe kafa konumlanması


head s.o. off < İngilizce head s.o. off

head s.o. off < Türkçe 1. birinin yolunu kesmek, birinin ilerlemesini engellemek.
2. birini kösteklemek.


head s.t. off < İngilizce head s.t. off

head s.t. off < Türkçe 1. bir şeyin yolunu kesmek, bir şeyin ilerlemesini engellemek.
2. bir şeyi engellemek.


head start < İngilizce head start

head start < Türkçe spor avantaj.


head stepping rate < İngilizce head stepping rate

head stepping rate < Türkçe kafa adımlama hızı


head switching < İngilizce head switching

head switching < Türkçe kafa anahtarlaması


head toward the target < İngilizce head toward the target

head toward the target < Türkçe baş hedef yönünde


head up < İngilizce head up

head up < Türkçe k. dili başkanlık etmek.


head up light < İngilizce head up light

head up light < Türkçe burun kaldır ışığı


head wind < İngilizce head wind

head wind < Türkçe pruva rüzgârı.


head-disk assembly < İngilizce head-disk assembly

head-disk assembly < Türkçe kafa / disk takımı


head-end < İngilizce head-end

head-end < Türkçe kablo başı


head-on < İngilizce head-on

head-on < Türkçe s., z. baştan (çarpma), kafa kafaya, burun buruna (çarpışma).


headache < İngilizce headache

headache < Türkçe i.
1. baş ağrısı.
2. dert, baş belası.


headband < İngilizce headband

headband < Türkçe i. saç bandı, bant.


headboard < İngilizce headboard

headboard < Türkçe i. karyolanın başucundaki tahta.


headdress < İngilizce headdress

headdress < Türkçe i. başlık.


header < İngilizce header

header < Türkçe i. sayfa başlığı.


header < İngilizce header

header < Türkçe sayfa başlığı


header < İngilizce header

header < Türkçe 1. başlık;
2. üstbilgi


header < İngilizce header

header < Türkçe başlık


header label < İngilizce header label

header label < Türkçe önetiket


header label < İngilizce header label

header label < Türkçe başlık etiketi; önetiket


header label < İngilizce header label

header label < Türkçe önetiket


header record < İngilizce header record

header record < Türkçe başlık kayıdı


header record < İngilizce header record

header record < Türkçe başlık kayıtı


headfirst < İngilizce headfirst

headfirst < Türkçe z. başı önde, balıklama (dalma).


headgear < İngilizce headgear

headgear < Türkçe i. başlık.


heading < İngilizce heading

heading < Türkçe i. (yazıda) başlık.


heading < İngilizce heading

heading < Türkçe başlık


heading < İngilizce heading

heading < Türkçe başlık


heading < İngilizce heading

heading < Türkçe başlık


headland < İngilizce headland

headland < Türkçe i., coğr. burun.


headlight < İngilizce headlight

headlight < Türkçe i., oto. far.


headline < İngilizce headline

headline < Türkçe i. başlık, manşet.


headlong < İngilizce headlong

headlong < Türkçe z.
1. pervasızca, sakınmadan; balıklama.
2. apar topar.


headmaster < İngilizce headmaster

headmaster < Türkçe i. özel okul müdürü.


headmistress < İngilizce headmistress

headmistress < Türkçe i. özel okul müdiresi.


headphone < İngilizce headphone

headphone < Türkçe i. telefon/radyo kulaklığı.


headphone < İngilizce headphone

headphone < Türkçe kulaklık


headphone < İngilizce headphone

headphone < Türkçe (telefon) kulaklık


headphone < İngilizce headphone

headphone < Türkçe kulaklık


headphone jack < İngilizce headphone jack

headphone jack < Türkçe kulaklık çıkışı


headphone jack < İngilizce headphone jack

headphone jack < Türkçe kulaklık prizi


headphone jack < İngilizce headphone jack

headphone jack < Türkçe kulaklık çıkışı


headphones < İngilizce headphones

headphones < Türkçe telefon kaskı


headquarters < İngilizce headquarters

headquarters < Türkçe i.
1. karargâh.
2. kumanda merkezi.
3. merkez büro.
4. merkezde çalışanlar.


headrest < İngilizce headrest

headrest < Türkçe i. koltuk başlığı.


heads or tails < İngilizce heads or tails

heads or tails < Türkçe Yazı mı, tura mı?


headset < İngilizce headset

headset < Türkçe kulaklıklı (telefon)


headstrong < İngilizce headstrong

headstrong < Türkçe s. inatçı, dik başlı, bildiğini okuyan.


headwaiter < İngilizce headwaiter

headwaiter < Türkçe i. şef garson.


headwaters < İngilizce headwaters

headwaters < Türkçe i., çoğ. ırmağı besleyen kaynaklar.


headway < İngilizce headway

headway < Türkçe i. ilerleme, yol alma.


heady < İngilizce heady

heady < Türkçe s.
1. kuvvetli, sert, çarpıcı (esans/içki).
2. inatçı, kafa tutan.



head* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara head* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara




282.185 ingilizce>türkçe 134.075 türkçe>ingilizce kelime ve cümle içerisinde kullanım örnekleri
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com