
frame
f.
frame
i.
frame
çerçeve
frame
kare (film karesi)
frame
1. çerçeve,
frame
çerçeve
frame alignment pattern
çerçeve hizalama örüntüsü
frame bit
çerçeve biti
frame of mind
(ruhi) hal, durum: I left him in a cheerful frame of mind. Onu neşeli bir halde bıraktım.
frame rate
çerçeve hızı
frame relay
çerçeve aktarıcı
frame-up
i., argo suçu (aslında suçsuz olan birine) yıkma, kumpas kurma, kumpas, tuzak.
framework
i. (binaya ait) iskelet, karkas.
İşini iyi yapan firmalar / www.firmasec.com
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com