
for
edat
for (all) the world
k. dili dünyayı verseler: She wouldn´t do that for the world. Dünyayı verseler onu yapmaz.
for a change
değişiklik olsun diye.
for a song
çok ucuza, yok pahasına.
for a variety of reasons
çeşitli nedenlerden dolayı.
for ages
uzun bir zaman, senelerce, çoktan beri.
for all one is worth
k. dili var kuvvetiyle/gücüyle: She was running for all she was worth. Var kuvvetiyle koşuyordu.
for all that
her şeye rağmen.
for all the world like
k. dili gerçekten/hakikaten ... gibi: He looks for all the world like his grandfather. Tıpkı büyükbabasına benziyor.
for appearances- sake
görünüşü kurtarmak için.
for aught i care
... bana ne, ... beni hiç ilgilendirmez: He can do it for aught I care! Varsın yapsın, bana ne!
for aught i know
benim bildiğime göre, bildiğim kadarıyla: She´s still in Rome for aught I know. Benim bildiğime göre hâlâ Roma´da.
for better or for worse
iyi de olsa, kötü de olsa; anca beraber kanca beraber.
for certain
muhakkak, kesinlikle.
for dear life
k. dili vargücüyle.
for effect
gösteriş için.
for ever
sonsuza kadar, ebediyen.
for ever and a day
k. dili ilelebet, daima.
for ever and ever
ilelebet, ebediyen.
for example
örneğin, mesela.
for fear of
korkusundan, korkusuyla, -den korkarak.
for free
k. dili bedava, parasız.
for fun
1. zevk için.
for good
1. kesinlikle, resmen.
for good
temelli olarak.
for good measure
fazladan, ek olarak.
for goodness sake
Allah aşkına!
for heaven-s sake
Allah aşkına.
for heaven-s sake
Allah aşkına!
for hire
kiralık.
for instance
örneğin, mesela.
for keeps
her zaman için, temelli olarak, sonuna kadar.
for life
ömür boyu.
for luck
uğur getirsin diye.
for mercy-s sake
Aman!/Allah aşkına!
for months
aylarca.
for my part
kendi hesabıma, bana kalırsa.
for my part
bana kalırsa, bence.
for my sake
hatırım için.
for nothing
1. parasız, bedava.
for once
bir kere.
for once
bir kerelik, bu sefer.
for one thing, and for another
Sebepler sıralanırken kullanılır: I don´t want to go. For one thing it´s too cold, and for another I´m tired. Gitmek istemiyorum. Evvela dışarısı fazla soğuk, ayrıca yorgunum.
for pity-s sake
Allah aşkına.
for s.o. to be impractical
pratik davranmamak.
for sale
satılık.
for shame
Ne ayıp!
for starters
k. dili ilkin, evvela.
for sure
kesin: That´s for sure! Orası kesin!
for that matter
1. ona gelince.
for the asking
istersen: It´s yours for the asking. Alabilirsin.: If you want to use my boat on Mondays, it´s yours for the asking. Teknemi pazartesileri kullanmak istersen alabilirsin.
for the birds
k. dili saçma.
for the life of me
vallahi.
for the life of me
hiç, ne yaptıysam.
for the love of ...
... aşkına, ... hatırı için.
for the most part
genellikle.
for the most part
çoğunlukla.
for the present
şimdilik.
for the public weal
1. umumun refahı için.
for the purpose of
-mek amacıyla.
for the sake of argument
varsayalım ki, farz edelim ki.
for the sake of clarity
anlaşılsın diye.
for the time being
şimdilik.
for weeks
haftalarca.
for what-whatever it-s worth
k. dili işinize yarar mı, bilmiyorum: Here´s what I heard, for whatever it´s worth. İşinize yarar mı, bilmiyorum, ama duyduğum bu.
for-on sale
satılık.
forage
f.
foray
i.
forbade
f., bak. forbid.
forbear
f. (for.bore, for.borne)
forbid
f. (for.bade, -den, -ding) yasaklamak, yasak etmek.
forbid
yasakla
forbidden
s. yasak, yasaklanmış.
forbidden
v.yasakla:adj.yasak
forbidden band
yasak bant
forbidden transition
yasak geçiş
forbidding
s.
forbore
f., bak. forbear.
forborne
f., bak. forbear.
force
i. güç, kuvvet; zor.
force
f. zorlamak; mecbur etmek.
force
zorlamak
force
kuvvet
force
v.zorla:n.güç
force a smile
zorla gülümsemek.
force fluctuation
kuvvet dalgalanması
force majeure
fors majör, zorlayıcı neden.
force s.o. at gunpoint
tabancayla/tüfekle birini zorlamak.
force start
zorlamalı başlatma
force start
zorlayarak başlatma
force start
zorlamalı başlatma
force the door
kapıyı zorlamak.
forced labor
zorla çalıştırma, angarya.
forced labor
angarya.
forced landing
hav. mecburi iniş.
forced march
ask. cebri yürüyüş.
forced oscillation
güdümlü salınım
forced response
zorlanmış tepki
forced sale
mecburi satış.
forceful
s. güçlü, kuvvetli.
antivirüs indir,
oyun indir, sözlük indir, muhasebe programları, sohbet programları, ekran koruyucular, duvar kağıtları...
internet indir / www.internetindir.com