ç  ğ  ı  ö  ş  ü 

fit* fit* kelimesini İngilizceden > Türkçeye çevir fit* kelimesini Türkçeden > İngilizceye çevir 18 sonuç...

fit < İngilizce fit

fit < Türkçe i.
1. nöbet, kriz: a fit of coughing öksürük nöbeti.


fit < İngilizce fit

fit < Türkçe s.
1. uygun.
2. (bedenen) formda olan, spor yapmaya hazır.


fit < İngilizce fit

fit < Türkçe f. (-ted, -ting)
1. -e göre olmak, -e yakışmak; -e uygun olmak; -i uydurmak, -i ayarlamak, -in uymasını sağlamak: This job fits you perfectly. Bu iş tam sana göre. The colors don´t fit. Renkler birbirine uymuyor. You should fit your remarks to the educational level of your listeners. Sözlerinizi dinleyicilerinizin eğitim düzeyine göre ayarlamalısınız.
2. in (bir yere, çevreye, gruba v.b.´ne) uygun düşmek/olmak, uymak: He just doesn´t fit in here. Buraya uygun biri değil o. How does she fit into the scheme of things here? Onun buradaki rolü ne?
3. -e uymak, ölçüleri birbirini tutmak: This coat fits you. Bu palto senin ölçülerine uyuyor. The key didn´t fit the lock. Anahtar kilide uymadı.
4. -e yerleştirmek; -e takmak: He fitted the crown onto the tooth. Kuronu dişin üstüne geçirdi.
5. into/in -i programına almak/sıkıştırmak: I´ll try to fit Behramkale into our schedule. Behramkale´yi programımızın içine almaya çalışırım.
6. (into/in) -e yerleştirmek, -e sığdırmak, -e girmesini sağlamak; -e sığmak, -e girmek: Can you fit this into the trunk of the car? Bunu otomobilin bagajına yerleştirebilir misin? No, it won´t fit. Hayır, sığmaz.
7. uymak, tutmak, çelişmemek: He fits your description. Senin tarifine uyuyor o.
8. for (birini) -e hazırlamak, (birinin) (bir şey) için hazır/uygun olmasını sağlamak: The education you get here will fit you for university. Burada gördüğünüz tahsil sizi üniversiteye hazırlar.
9. for (bir şey) için ölçü almak: She fitted him for a new pair of shoes. Yeni bir çift ayakkabı için ayağının ölçüsünü aldı.
10. with (bir giysinin) provasını yapmak: We´ll fit you with the dress tomorrow. Elbisenizin provasını yarın yapacağız.
11. with ile donatmak: They fitted the trucks with new engines. Kamyonlara yeni motor taktılar.


fit < İngilizce fit

fit < Türkçe uymak


fit for nothing < İngilizce fit for nothing

fit for nothing < Türkçe hiçbir işe yaramaz, beş para etmez.


fit like a glove < İngilizce fit like a glove

fit like a glove < Türkçe tıpatıp uymak.


fit s.o. out for < İngilizce fit s.o. out for

fit s.o. out for < Türkçe birine (bir şey için) gerekli şeyleri sağlamak/tedarik etmek.


fit to be tied < İngilizce fit to be tied

fit to be tied < Türkçe k. dili çok öfkeli, babaları tutmuş, küplere binmiş, zıvanadan çıkmış.


fit to page < İngilizce fit to page

fit to page < Türkçe sayfaya sığdır


fit to page < İngilizce fit to page

fit to page < Türkçe sayfaya sığdır


fit to page < İngilizce fit to page

fit to page < Türkçe sayfaya sığdır


fit, to < İngilizce fit, to

fit, to < Türkçe uydurmak, oturtmak


fitful < İngilizce fitful

fitful < Türkçe s. kısa aralıklarla bölünen, kesintili, düzensiz.


fitness < İngilizce fitness

fitness < Türkçe i.
1. uygunluk, uygun olma.
2. (bedenen) formda olma, spor yapmaya hazır olma.


fitted < İngilizce fitted

fitted < Türkçe sıkıştırılmış


fitter < İngilizce fitter

fitter < Türkçe i. borucu, tesisatçı.


fitting < İngilizce fitting

fitting < Türkçe i.
1. terz. prova.
2. (rakor, manşon gibi) tesisat işlerinde kullanılan parça; çoğ. fitings.
3. (bir) aksesuar. s. uygun.


fitting < İngilizce fitting

fitting < Türkçe bağlantı gereci



fit* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara fit* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara



282.185 ingilizce>türkçe 134.075 türkçe>ingilizce kelime ve cümle içerisinde kullanım örnekleri

Türkiye'nin EN BÜYÜK firma rehberi /  www.firmalarim.com

İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com