ç  ğ  ı  ö  ş  ü 

fin* fin* kelimesini İngilizceden > Türkçeye çevir fin* kelimesini Türkçeden > İngilizceye çevir 72 sonuç...

fin < İngilizce fin

fin < Türkçe i. yüzgeç.


fin < İngilizce fin

fin < Türkçe kanatçık


final < İngilizce final

final < Türkçe s.
1. son, sonuncu; kesin.
2. spor final: final match final maçı. i.
1. yıl sonu, sömestr sonu veya kurs sonu sınavı.
2. spor final, final karşılaşması.
3. gazet. son baskı.


final < İngilizce final

final < Türkçe son


final < İngilizce final

final < Türkçe son


final cavity adjustment < İngilizce final cavity adjustment

final cavity adjustment < Türkçe son boşluk ayarlaması


final controlling element < İngilizce final controlling element

final controlling element < Türkçe son denetim öğesi


final heat < İngilizce final heat

final heat < Türkçe spor final koşusu.


finale < İngilizce finale

finale < Türkçe i., müz. final.


finalise < İngilizce finalise

finalise < Türkçe f., İng., bak. finalize.


finalist < İngilizce finalist

finalist < Türkçe i. finalist.


finality < İngilizce finality

finality < Türkçe i. kesinlik.


finalize < İngilizce finalize

finalize < Türkçe f. bitirmek, son şeklini vermek.


finally < İngilizce finally

finally < Türkçe z. nihayet, sonunda.


finally < İngilizce finally

finally < Türkçe sonunda


finance < İngilizce finance

finance < Türkçe i.
1. maliye, finans: ministry of finance maliye bakanlığı.
2. finansman. f. finanse etmek.


finances < İngilizce finances

finances < Türkçe i.
1. para: A lack of finances was the problem. Problem parasızlıktı.
2. mali durum: His finances are in good shape. Onun mali durumu iyi.


financial < İngilizce financial

financial < Türkçe s. mali.


financial pressure < İngilizce financial pressure

financial pressure < Türkçe para sıkıntısı.


financial year < İngilizce financial year

financial year < Türkçe bütçe yılı; mali yıl.


financier < İngilizce financier

financier < Türkçe i.
1. finansçı.
2. yatırımcı.


financing < İngilizce financing

financing < Türkçe i. finansman.


finch < İngilizce finch

finch < Türkçe i., zool. ispinoz.


find < İngilizce find

find < Türkçe f. (found) bulmak, keşfetmek.


find < İngilizce find

find < Türkçe bulma


find and replace < İngilizce find and replace

find and replace < Türkçe bul ve değiştir


find and replace < İngilizce find and replace

find and replace < Türkçe bul ve değiştir


find and replace < İngilizce find and replace

find and replace < Türkçe bul ve değiştir


find employment < İngilizce find employment

find employment < Türkçe iş bulmak.


find fault < İngilizce find fault

find fault < Türkçe (with) kusur bulmak.


find fault with < İngilizce find fault with

find fault with < Türkçe -e kusur bulmak.


find guilty < İngilizce find guilty

find guilty < Türkçe suçlu çıkarmak.


find o.s. tete-à-tete with < İngilizce find o.s. tete-à-tete with

find o.s. tete-à-tete with < Türkçe kendini (biriyle) baş başa bulmak.


find out < İngilizce find out

find out < Türkçe öğrenmek.


find out if he came < İngilizce find out if he came

find out if he came < Türkçe Gelip gelmediğini öğren.


find s.o.-s.t. strange < İngilizce find s.o.-s.t. strange

find s.o.-s.t. strange < Türkçe biri/bir şey (birinin) tuhafına gitmek: I find him strange. O benim tuhafıma gidiyor.


find s.t. sympathetic < İngilizce find s.t. sympathetic

find s.t. sympathetic < Türkçe bir şey birinin hoşuna gitmek: She didn´t find his ways sympathetic. Onun davranışları hoşuna gitmedi.


finding < İngilizce finding

finding < Türkçe i.
1. bulunmuş/keşfedilmiş şey.
2. huk. (jürinin verdiği) karar.


fine < İngilizce fine

fine < Türkçe s.
1. güzel, ince, zarif.
2. ince.
3. saf, katışıksız, halis.
4. hassas, ince ruhlu, duygulu.
5. âlâ, mükemmel, üstün.
6. açık, güzel (hava).


fine < İngilizce fine

fine < Türkçe i. para cezası. f. para cezasına çarptırmak.


fine < İngilizce fine

fine < Türkçe ince


fine < İngilizce fine

fine < Türkçe ince


fine arts < İngilizce fine arts

fine arts < Türkçe güzel sanatlar.


fine arts < İngilizce fine arts

fine arts < Türkçe güzel sanatlar. fine-toothed comb ince dişli tarak. go over the matter with a fine-toothed comb ince eleyip sık dokumak.


fine tuning < İngilizce fine tuning

fine tuning < Türkçe ince ayar


finery < İngilizce finery

finery < Türkçe i. süslü giyim.


finery < İngilizce finery

finery < Türkçe ham demir arıtma ocağı


finesse < İngilizce finesse

finesse < Türkçe i. incelik, ustalık. f. ustalıkla durumu idare etmek.


finger < İngilizce finger

finger < Türkçe i. parmak. f. parmakla dokunmak, el sürmek, ellemek.


fingernail < İngilizce fingernail

fingernail < Türkçe i. tırnak, parmak tırnağı.


fingerprint < İngilizce fingerprint

fingerprint < Türkçe i. parmak izi.


fingertip < İngilizce fingertip

fingertip < Türkçe i. parmak ucu.


finicky < İngilizce finicky

finicky < Türkçe s. titiz, kılı kırk yaran.


finish < İngilizce finish

finish < Türkçe f.
1. bitirmek; sona erdirmek; tamamlamak; bitmek; sona ermek; tamamlanmak.
2. k. dili öldürmek, işini bitirmek.
3. k. dili bitirmek, mahvetmek; bozmak; bitkin duruma getirmek.
4. (bir müsabakada) ... gelmek: He finished first. Birinci geldi. i.
1. son, nihayet.
2. spor finiş, bitiş.
3. (ağaç işlerinde) cila, perdah: This table has a lovely finish. Bu masanın cilası güzel.


finish line < İngilizce finish line

finish line < Türkçe spor finiş, bitiş.


finish off-up < İngilizce finish off-up

finish off-up < Türkçe bitirmek.


finish with < İngilizce finish with

finish with < Türkçe 1. ile işi bitmek: If you´ve finished with that computer, I´d like to use it. O bilgisayarla işin bittiyse onu kullanmak istiyorum.
2. ile ilişkisini kesmek/bitirmek/sona erdirmek: Aylin´s finished with Serkan. Aylin, Serkan´la ilişkisini kesti.


finishing < İngilizce finishing

finishing < Türkçe sonkat


finite < İngilizce finite

finite < Türkçe s.
1. sınırlı, mahdut.
2. mat. sonlu.


finite < İngilizce finite

finite < Türkçe sonlu


finite difference approximation < İngilizce finite difference approximation

finite difference approximation < Türkçe sonlu farklar yaklaşımı


finite game < İngilizce finite game

finite game < Türkçe sonlu oyun


finite impulse response, fir < İngilizce finite impulse response, fir

finite impulse response, fir < Türkçe sonlu dürtü yanıtı


finite machine < İngilizce finite machine

finite machine < Türkçe sonlu makine


finite population < İngilizce finite population

finite population < Türkçe sonlu evren (istat.)


finite set < İngilizce finite set

finite set < Türkçe sonlu küme


finite verb < İngilizce finite verb

finite verb < Türkçe dilb. çekimli fiil.


fink < İngilizce fink

fink < Türkçe i., argo
1. hain; ispiyoncu, ispiyon, gammaz, ihbarcı.
2. grev kırıcı.


finland < İngilizce finland

finland < Türkçe i. Finlandiya.


finlander < İngilizce finlander

finlander < Türkçe i. Finlandiyalı.


finn < İngilizce finn

finn < Türkçe i. Finli. s. Fin.


finnish < İngilizce finnish

finnish < Türkçe i. Fince. s.
1. Fin.
2. Fince.



fin* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara fin* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara



282.185 ingilizce>türkçe 134.075 türkçe>ingilizce kelime ve cümle içerisinde kullanım örnekleri

İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük /  www.turkceye.com

İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com