
extra
s.
extra
önek dışında: extramarital evlilikdışı.
extraarticular
eklem dışı
extracapsular
ekstrakapsüler
extracellular
ekstrasellüler
extracorporeal
ekstrakorporeal
extract
i.
extract
f.
extract
seçip çıkartmak
extract
v.çıkart:n.özüt
extract instruction
özütleme komutu
extract, to
özütlemek
extraction
i.
extraction
özütleme, seçip çıkarma
extraction
ekstraksiyon
extracurricular
s. ders programı dışında kalan.
extradite
f. (to) (suçluyu) (suç işlediği ülkeye) iade etmek/ettirmek.
extradition
i. suçluların iadesi.
extrahepatic
ekstrahepatik
extraneous
s.
extraocular
göz dışı
extraordinarily
z. fevkalade, olağanüstü: extraordinarily beautiful fevkalade güzel.
extraordinary
s. olağanüstü, fevkalade.
extrapolate
dış değer bul
extrapolate, to
dışdeğerlemek
extrapolation
i., mat. dışdeğerbiçim, ekstrapolasyon.
extrapolation
dışdeğerleme
extrapolation
dış değer bulma
extrasystole
ekstrasistol
extravagance
i.
extravagant
s.
extravagantly
z.
extravasation
ekstravazasyon
extraverted personality
ekstrovert kişilik
sürücü ara / www.surucuara.com
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com