ç  ğ  ı  ö  ş  ü 

extra* extra* kelimesini İngilizceden > Türkçeye çevir extra* kelimesini Türkçeden > İngilizceye çevir 34 sonuç...

extra < İngilizce extra

extra < Türkçe s.
1. fazla: Do you have an extra pencil? Fazla kalemin var mı?
2. çok çok, fevkalade: Work extra hard! Çok çok çalış! i.
1. ek ücrete tabi şey.
2. figüran.
3. gazet. özel baskı.


extra < İngilizce extra

extra < Türkçe önek dışında: extramarital evlilikdışı.


extraarticular < İngilizce extraarticular

extraarticular < Türkçe eklem dışı


extracapsular < İngilizce extracapsular

extracapsular < Türkçe ekstrakapsüler


extracellular < İngilizce extracellular

extracellular < Türkçe ekstrasellüler


extracorporeal < İngilizce extracorporeal

extracorporeal < Türkçe ekstrakorporeal


extract < İngilizce extract

extract < Türkçe i.
1. özet.
2. öz, ruh; esans.


extract < İngilizce extract

extract < Türkçe f.
1. çıkarmak.
2. söyletmek, itiraf ettirmek.
3. (bilgi) almak; (para) koparmak.
4. (özünü/suyunu) çıkarmak.
5. seçmek; (bir kitap v.b.´nden bir parça) almak.


extract < İngilizce extract

extract < Türkçe seçip çıkartmak


extract < İngilizce extract

extract < Türkçe v.çıkart:n.özüt


extract instruction < İngilizce extract instruction

extract instruction < Türkçe özütleme komutu


extract, to < İngilizce extract, to

extract, to < Türkçe özütlemek


extraction < İngilizce extraction

extraction < Türkçe i.
1. çıkarma.
2. (diş) çekme.
3. öz.


extraction < İngilizce extraction

extraction < Türkçe özütleme, seçip çıkarma


extraction < İngilizce extraction

extraction < Türkçe ekstraksiyon


extracurricular < İngilizce extracurricular

extracurricular < Türkçe s. ders programı dışında kalan.


extradite < İngilizce extradite

extradite < Türkçe f. (to) (suçluyu) (suç işlediği ülkeye) iade etmek/ettirmek.


extradition < İngilizce extradition

extradition < Türkçe i. suçluların iadesi.


extrahepatic < İngilizce extrahepatic

extrahepatic < Türkçe ekstrahepatik


extraneous < İngilizce extraneous

extraneous < Türkçe s.
1. konu dışı.
2. yabancı (madde/cisim).


extraocular < İngilizce extraocular

extraocular < Türkçe göz dışı


extraordinarily < İngilizce extraordinarily

extraordinarily < Türkçe z. fevkalade, olağanüstü: extraordinarily beautiful fevkalade güzel.


extraordinary < İngilizce extraordinary

extraordinary < Türkçe s. olağanüstü, fevkalade.


extrapolate < İngilizce extrapolate

extrapolate < Türkçe dış değer bul


extrapolate, to < İngilizce extrapolate, to

extrapolate, to < Türkçe dışdeğerlemek


extrapolation < İngilizce extrapolation

extrapolation < Türkçe i., mat. dışdeğerbiçim, ekstrapolasyon.


extrapolation < İngilizce extrapolation

extrapolation < Türkçe dışdeğerleme


extrapolation < İngilizce extrapolation

extrapolation < Türkçe dış değer bulma


extrasystole < İngilizce extrasystole

extrasystole < Türkçe ekstrasistol


extravagance < İngilizce extravagance

extravagance < Türkçe i.
1. israf, savurganlık.
2. aşırılık, fazlalık; abartı.


extravagant < İngilizce extravagant

extravagant < Türkçe s.
1. savurgan, müsrif.
2. aşırı, fazla; abartılı.


extravagantly < İngilizce extravagantly

extravagantly < Türkçe z.
1. har vurup harman savurarak, müsrifçe.
2. aşırı.


extravasation < İngilizce extravasation

extravasation < Türkçe ekstravazasyon


extraverted personality < İngilizce extraverted personality

extraverted personality < Türkçe ekstrovert kişilik



extra* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara extra* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara



282.185 ingilizce>türkçe 134.075 türkçe>ingilizce kelime ve cümle içerisinde kullanım örnekleri

sürücü ara /  www.surucuara.com

İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com