
exp
kıs. export, express.
expand
f.
expand
genişletmek
expand
genişlet
expand, to
1. açındırmak;
expandability
1. büyürlük;
expanded
genişletilmiş
expanded
v.genişlet:adj.genişletilmiş
expanded memory
genişletilmiş bellek
expanded memory
genişletilmiş bellek
expanded scale
genişletilmiş ölçek
expanded scale instrument
genişletilmiş ölçekli alet
expanded sweep control
genişletilmiş tarama kontrolü
expandibility
büyürlük
expanse
i.
expansion
i.
expansion
1. genleşme;
expansion
genleşme
expansion
genişleme
expansion board
genişletme kartı
expansion board
genişletme kartı
expansion board
genişletme kartı
expansion card
genişletme kartı
expansion card
genişletme kartı
expansion card
genişletme kartı
expansion gate feature
genişletme geçiti aksamı
expansion gate feature
genişletme geçiti aksamı
expansion slot
genişletme yuvası
expansion slot
genişletme yuvası
expansion slot
genişleme yuvası
expansive
s.
expat
i., İng., k. dili, bak. expatriate.
expatriate
i. kendi vatanından başka bir ülkede yaşayan kimse.
expect
f.
expect the worst
en kötü ihtimalin gerçekleşeceğini ummak.
expectancy
i.
expectant
s. ümitle bekleyen.
expectant mother
hamile kadın.
expectant mother
gebe kadın
expectation
i. beklenti.
expectation
beklenti
expected value
beklenen değer
expected value
beklenen değer
expectorant
ekspektoran
expectoration
ekspektorasyon
expedience
i. (belki doğru olmayan fakat) elverişli bir çareye başvurma.
expedient
s. (belki doğru olmayan fakat) elverişli (bir çare). i. (belki doğru olmayan fakat) elverişli bir çare.
expedite
f. hızlandırmak, kolaylaştırmak.
expedition
i. (özel bir amaçla yapılan) uzun yolculuk.
expel
f. (-led, -ling)
expend
f. sarf etmek, harcamak.
expenditure
i. masraf, harcama, gider.
expense
i. masraf.
expense account
gider hesabı; masraf hesabı.
expensive
s. pahalı, masraflı.
experience
i. deneyim, tecrübe. f. (bizzat) yaşamak, başından geçmek; (sıkıntı, acı v.b.´ni) çekmek.
experience
deneyim
experience
deneyim
experienced
s. deneyimli, tecrübeli.
experiment
i. deney, tecrübe, deneme. f. deney yapmak.
experiment
deney
experiment
deney
experimental
s. deneysel.
experimental
deneysel
experimental
deneysel
experimental animal
deney hayvanı
experimental design
deney planı; deney tasarımı
experimental standard deviation
deneysel standard sapma
experimentation
deneyleme, deneyler yapma
experimentation
deneycilik
expert
s. usta. i. uzman; eksper, bilirkişi.
expert classifier
uzman sınıflandırıcı
expert system
uzman sistem
expert system
uzman sistem
expert system
uzman sistem
expertise
i. (belirli bir alandaki) bilgi, uzmanlık.
expirasyon
ekspirasyon
expiration
i. sürenin dolması; sona erme, bitiş.
expiration check
son kullanım tarihini denetleme
expiration date
son kullanma tarihi
expiration date
son kullanım tarihi
expiration date
son kullanma tarihi
expiratory
ekspiratuar
expire
f.
expire
nefes ver
expired
v.nefes ver:adj.ekspire edilen
expired password
zamanaşımına uğramış parola
expiry
i. sürenin dolması; sona erme, bitiş.
explain
f. anlatmak, açıklamak, izah etmek; açıklamada bulunmak, izahat vermek.
explain away
(bahane öne sürerek bir şeyi) mazur/makul göstermek.
explain o.s.
1. kendisinin ne demek istediğini anlatmak.
explanation
i. açıklama, izah; izahat.
explanatory
s. açıklayıcı.
explicable
s. açıklanabilir, anlatılabilir.
explicate
f. (ayrıntılı bir şekilde) açıklamada bulunmak, izahat vermek.
explication
açımlama
explicit
s. açık, sarih.
explicit
belirtilmiş
explicit
belirtik
explicit
kesin
Türkiye'nin EN BÜYÜK firma rehberi / www.firmalarim.com
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com