
draw
i.
draw
f. (drew, -n)
draw
çiz
draw (to)
çizmek
draw a bead on
-e nişan almak.
draw a blank
1. (piyangoda) boş çıkmak.
draw a conclusion
sonuç çıkarmak.
draw a parallel between
-i benzetmek, -i karşılaştırmak.
draw ahead
yavaş yavaş öne geçmek.
draw away
çekilmek, kendini çekmek.
draw back
geri çekilmek; geri çekmek.
draw blood
kan akıtmak.
draw close
yaklaşmak.
draw head
çekme başlığı
draw interest
faiz getirmek.
draw lots
kura çekmek.
draw near
yaklaşmak.
draw on
(bir fon, hesap v.b.´nden) para çekmek.
draw out
1. uzatmak.
draw the line
(at) bir sınır koymak.
draw the line at
-i reddetmek, -i yapmamak.
draw up
1. (kontrat, senet v.b.´ni) hazırlamak, yazmak.
drawback
i. sakınca, mahzur, dezavantaj.
drawback
eksiklik
drawbridge
i. kaldırma köprü.
drawbridge
açılır köprü
drawer
i. çekmece, göz.
drawer
çekmece
drawer
çekmece
drawers
i. don, külot.
drawhook
çekme çengeli
drawing
i.
drawing
çizim
drawing
n.çizim:v.çiz:prep.çizerek
drawing board
çizim tahtası.
drawing board
resim tahtası
drawing book
resim defteri
drawing cage
çıkarma kafesi
drawing character
çizim karakteri
drawing character
çizim damgası (karakteri)
drawing character
çizim karakteri
drawing compass
resim pergeli.
drawing compass
resim pergeli
drawing paper
çizim kağıdı
drawing pen
çizim kalemi
drawing pin
İng. raptiye.
drawing pin
raptiye
drawing press
çekme presi
drawing ruler
çizim cetveli
drawing ruler
çizim cetveli
drawn
f., bak. draw.
drawstring
i. uçkur.
internetteki tüm ilanlar = tek sitede / www.ilanyeri.com
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com