ç  ğ  ı  ö  ş  ü 

da* da* kelimesini İngilizceden > Türkçeye çevir da* kelimesini Türkçeden > İngilizceye çevir 100 sonuç...

da < İngilizce da

da < Türkçe kıs. District Attorney.


da < İngilizce da

da < Türkçe kıs. daughter, day (s).


dab < İngilizce dab

dab < Türkçe i. dokunma, hafif vuruş. f. (-bed, -bing) hafifçe vurmak, dokunmak.


dabble < İngilizce dabble

dabble < Türkçe f.
1. su serpmek, hafifçe ıslatmak.
2. in ile amatörce uğraşmak.


dabbler < İngilizce dabbler

dabbler < Türkçe i. bir işe heves duyup girişme eğiliminde olan kimse, amatör, hevesli.


dachshund < İngilizce dachshund

dachshund < Türkçe i. mastı.


dacite < İngilizce dacite

dacite < Türkçe dasit


dacryoadenitis < İngilizce dacryoadenitis

dacryoadenitis < Türkçe dakriyoadenit


dacryocyst < İngilizce dacryocyst

dacryocyst < Türkçe dakriyosist


dacryocystitis < İngilizce dacryocystitis

dacryocystitis < Türkçe dakriyosistit


dad < İngilizce dad

dad < Türkçe i., k. dili baba, babacığım.


dad < İngilizce dad

dad < Türkçe baba


daddy < İngilizce daddy

daddy < Türkçe i., k. dili baba, babacığım.


daddy-longlegs < İngilizce daddy-longlegs

daddy-longlegs < Türkçe i., zool. tipula sineği.


daffodil < İngilizce daffodil

daffodil < Türkçe i. zerrin, fulya, nergis.


daffodil < İngilizce daffodil

daffodil < Türkçe nergis


daft < İngilizce daft

daft < Türkçe s.
1. kaçık, deli, kafadan kontak.
2. saçma.


dagger < İngilizce dagger

dagger < Türkçe i. kama, hançer.


dagger < İngilizce dagger

dagger < Türkçe kama


dahlia < İngilizce dahlia

dahlia < Türkçe i., bot. yıldızçiçeği, Dahlia.


dahoman < İngilizce dahoman

dahoman < Türkçe i., s., bak. Beninese.


dahomean < İngilizce dahomean

dahomean < Türkçe i., s., bak. Beninese.


dahomey < İngilizce dahomey

dahomey < Türkçe i., bak. Benin.


dahomeyan < İngilizce dahomeyan

dahomeyan < Türkçe i., s., bak. Beninese.


daily < İngilizce daily

daily < Türkçe s. gündelik, günlük. z. her gün. i.
1. gündelik gazete.
2. İng. gündelikçi (hizmetçi).


daily < İngilizce daily

daily < Türkçe günlük


daily < İngilizce daily

daily < Türkçe günlük


daily beet slicing capacity < İngilizce daily beet slicing capacity

daily beet slicing capacity < Türkçe günlük pancar dilimleme kapasitesi


daily dose < İngilizce daily dose

daily dose < Türkçe günlük doz


daily flood peak < İngilizce daily flood peak

daily flood peak < Türkçe günlük azami taşkın


daily milk production < İngilizce daily milk production

daily milk production < Türkçe günlük süt üretimi


daily storage < İngilizce daily storage

daily storage < Türkçe günlük birikme


daily wage < İngilizce daily wage

daily wage < Türkçe gündelik


daintily < İngilizce daintily

daintily < Türkçe z. zarafetle.


daintiness < İngilizce daintiness

daintiness < Türkçe i.
1. zarafet, nezaket.
2. titizlik.


dainty < İngilizce dainty

dainty < Türkçe s.
1. narin, zarif, nazik.
2. titiz.


dairy < İngilizce dairy

dairy < Türkçe i.
1. mandıra.
2. süthane, sütçü dükkânı.


dairy < İngilizce dairy

dairy < Türkçe süthane


dairy cattle < İngilizce dairy cattle

dairy cattle < Türkçe sağmal inekler.


dairy cattle < İngilizce dairy cattle

dairy cattle < Türkçe süt ineği


dairy farm < İngilizce dairy farm

dairy farm < Türkçe mandıra.


dairy farm < İngilizce dairy farm

dairy farm < Türkçe mandıra


dairy product < İngilizce dairy product

dairy product < Türkçe süt ürünü


dairy products < İngilizce dairy products

dairy products < Türkçe süt ürünleri.


dairyman < İngilizce dairyman

dairyman < Türkçe çoğ. dair.y.men (der´imîn) i. sütçü.


daisy < İngilizce daisy

daisy < Türkçe i. papatya.


daisy < İngilizce daisy

daisy < Türkçe papatya


daisy chain < İngilizce daisy chain

daisy chain < Türkçe papatya dizimi


daisy wheel printer < İngilizce daisy wheel printer

daisy wheel printer < Türkçe papatya çarklı yazıcı


daisy wheel printer < İngilizce daisy wheel printer

daisy wheel printer < Türkçe papatya çarklı yazıcı


daisy-chain < İngilizce daisy-chain

daisy-chain < Türkçe papatya dizimi


daisywheel < İngilizce daisywheel

daisywheel < Türkçe papatyateker


dale < İngilizce dale

dale < Türkçe i. küçük vadi.


dalitz plot < İngilizce dalitz plot

dalitz plot < Türkçe dalitz diyagramı


dally < İngilizce dally

dally < Türkçe f.
1. vakit öldürmek, oyalanmak.
2. haylazlık etmek.


dally away < İngilizce dally away

dally away < Türkçe vakit öldürmek.


dally with < İngilizce dally with

dally with < Türkçe oynaşmak, cilveleşmek.


dalton-s law < İngilizce dalton-s law

dalton-s law < Türkçe dalton yasası


dalton-s law of partial pressure < İngilizce dalton-s law of partial pressure

dalton-s law of partial pressure < Türkçe dalton'un kısmi basınç yasası


daltonism < İngilizce daltonism

daltonism < Türkçe renk körlüğü


dam < İngilizce dam

dam < Türkçe i. baraj, set, su bendi. f. (-med, -ming) -e set çekmek.


dam location < İngilizce dam location

dam location < Türkçe baraj yeri


dam up < İngilizce dam up

dam up < Türkçe -i frenlemek, -i bastırmak.


dama < İngilizce dama

dama < Türkçe istek güdümlü çoklu erişim


damage < İngilizce damage

damage < Türkçe i.
1. zarar, ziyan, hasar.
2. k. dili masraf, fiyat. f. zarar vermek, hasar yapmak, bozmak.


damage < İngilizce damage

damage < Türkçe zarar vermek


damage < İngilizce damage

damage < Türkçe v.hasar ver:n.hasar


damage assessment < İngilizce damage assessment

damage assessment < Türkçe hasar değerlendirmesi


damage radius < İngilizce damage radius

damage radius < Türkçe hasar yarıçapı


damage, to < İngilizce damage, to

damage, to < Türkçe zarar vermek, örselemek


damaged < İngilizce damaged

damaged < Türkçe v.hasar ver:adj.hasarlı


damaged area < İngilizce damaged area

damaged area < Türkçe bozuk alan (disk)


damaged cargo < İngilizce damaged cargo

damaged cargo < Türkçe hasarlı kargo


damages < İngilizce damages

damages < Türkçe i., huk. tazminat.


damascus < İngilizce damascus

damascus < Türkçe i. Şam.


damask < İngilizce damask

damask < Türkçe i. damasko (kumaş).


damask < İngilizce damask

damask < Türkçe damasko


dame < İngilizce dame

dame < Türkçe i.
1. argo kadın.
2. kadınlara verilen şövalyelik ayarında bir asalet unvanı.
3. eski hanım, hatun, yaşlı kadın.


damn < İngilizce damn

damn < Türkçe f.
1. lanetlemek.
2. lanet okumak, beddua etmek. i. lanet.


damn-damn it-damn him-damn her < İngilizce damn-damn it-damn him-damn her

damn-damn it-damn him-damn her < Türkçe Allah belasını versin!/Allah kahretsin!


damnation < İngilizce damnation

damnation < Türkçe i.
1. lanet.
2. bela.
3. cehennem cezası.


damnation < İngilizce damnation

damnation < Türkçe Lanet olsun!


damned < İngilizce damned

damned < Türkçe s.
1. lanetli, melun.
2. Allahın belası, kahrolası, kör olası, lanet. z. çok, pek.


damned if i know < İngilizce damned if i know

damned if i know < Türkçe Biliyorsam kahrolayım.


damnedest < İngilizce damnedest

damnedest < Türkçe s. en acayip, en tuhaf. i. en iyisi.


damp < İngilizce damp

damp < Türkçe s. nemli, rutubetli, yaş. i.
1. nem, rutubet.
2. grizu. f.
1. boğmak, söndürmek.
2. yavaşlatmak, durdurmak.
3. nemlendirmek, ıslatmak.


damp < İngilizce damp

damp < Türkçe v.indirim yap:n.indirim


damp air < İngilizce damp air

damp air < Türkçe çok nemli hava


damp haze < İngilizce damp haze

damp haze < Türkçe hafif sis


damped oscillation < İngilizce damped oscillation

damped oscillation < Türkçe sönümlü osilasyon


damped oscillations < İngilizce damped oscillations

damped oscillations < Türkçe sönümlü salınımlar


damped wave < İngilizce damped wave

damped wave < Türkçe sönümlü dalga


dampen < İngilizce dampen

dampen < Türkçe f.
1. nemlendirmek, ıslatmak; nemlenmek, ıslanmak.
2. (titreşimi) azaltmak.
3. kırmak, kaçırmak: dampen s.o.´s enthusiasm k. dili birinin hevesini kırmak.


dampen < İngilizce dampen

dampen < Türkçe nemlendir


damper tube < İngilizce damper tube

damper tube < Türkçe amortisör borusu


damper winding < İngilizce damper winding

damper winding < Türkçe söndürücü sargı


damper winding < İngilizce damper winding

damper winding < Türkçe sönüm sargısı


damping < İngilizce damping

damping < Türkçe sönüm, söndürme


damping < İngilizce damping

damping < Türkçe n.damping:v.indirim yap:prep.indirim yaparak


damping circuit < İngilizce damping circuit

damping circuit < Türkçe amortisör devre



da* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara da* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara


282.185 ingilizce>türkçe 134.075 türkçe>ingilizce kelime ve cümle içerisinde kullanım örnekleri

internetten indir /  www.internetindir.com

İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com