
da
kıs. District Attorney.
da
kıs. daughter, day (s).
dab
i. dokunma, hafif vuruş. f. (-bed, -bing) hafifçe vurmak, dokunmak.
dabble
f.
dabbler
i. bir işe heves duyup girişme eğiliminde olan kimse, amatör, hevesli.
dachshund
i. mastı.
dacite
dasit
dacryoadenitis
dakriyoadenit
dacryocyst
dakriyosist
dacryocystitis
dakriyosistit
dad
i., k. dili baba, babacığım.
dad
baba
daddy
i., k. dili baba, babacığım.
daddy-longlegs
i., zool. tipula sineği.
daffodil
i. zerrin, fulya, nergis.
daffodil
nergis
daft
s.
dagger
i. kama, hançer.
dagger
kama
dahlia
i., bot. yıldızçiçeği, Dahlia.
dahoman
i., s., bak. Beninese.
dahomean
i., s., bak. Beninese.
dahomey
i., bak. Benin.
dahomeyan
i., s., bak. Beninese.
daily
s. gündelik, günlük. z. her gün. i.
daily
günlük
daily
günlük
daily beet slicing capacity
günlük pancar dilimleme kapasitesi
daily dose
günlük doz
daily flood peak
günlük azami taşkın
daily milk production
günlük süt üretimi
daily storage
günlük birikme
daily wage
gündelik
daintily
z. zarafetle.
daintiness
i.
dainty
s.
dairy
i.
dairy
süthane
dairy cattle
sağmal inekler.
dairy cattle
süt ineği
dairy farm
mandıra.
dairy farm
mandıra
dairy product
süt ürünü
dairy products
süt ürünleri.
dairyman
çoğ. dair.y.men (der´imîn) i. sütçü.
daisy
i. papatya.
daisy
papatya
daisy chain
papatya dizimi
daisy wheel printer
papatya çarklı yazıcı
daisy wheel printer
papatya çarklı yazıcı
daisy-chain
papatya dizimi
daisywheel
papatyateker
dale
i. küçük vadi.
dalitz plot
dalitz diyagramı
dally
f.
dally away
vakit öldürmek.
dally with
oynaşmak, cilveleşmek.
dalton-s law
dalton yasası
dalton-s law of partial pressure
dalton'un kısmi basınç yasası
daltonism
renk körlüğü
dam
i. baraj, set, su bendi. f. (-med, -ming) -e set çekmek.
dam location
baraj yeri
dam up
-i frenlemek, -i bastırmak.
dama
istek güdümlü çoklu erişim
damage
i.
damage
zarar vermek
damage
v.hasar ver:n.hasar
damage assessment
hasar değerlendirmesi
damage radius
hasar yarıçapı
damage, to
zarar vermek, örselemek
damaged
v.hasar ver:adj.hasarlı
damaged area
bozuk alan (disk)
damaged cargo
hasarlı kargo
damages
i., huk. tazminat.
damascus
i. Şam.
damask
i. damasko (kumaş).
damask
damasko
dame
i.
damn
f.
damn-damn it-damn him-damn her
Allah belasını versin!/Allah kahretsin!
damnation
i.
damnation
Lanet olsun!
damned
s.
damned if i know
Biliyorsam kahrolayım.
damnedest
s. en acayip, en tuhaf. i. en iyisi.
damp
s. nemli, rutubetli, yaş. i.
damp
v.indirim yap:n.indirim
damp air
çok nemli hava
damp haze
hafif sis
damped oscillation
sönümlü osilasyon
damped oscillations
sönümlü salınımlar
damped wave
sönümlü dalga
dampen
f.
dampen
nemlendir
damper tube
amortisör borusu
damper winding
söndürücü sargı
damper winding
sönüm sargısı
damping
sönüm, söndürme
damping
n.damping:v.indirim yap:prep.indirim yaparak
damping circuit
amortisör devre
internetten indir / www.internetindir.com
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com