
con
z. karşı, aleyhte.
con
f. (-ned, -ning) aldatmak, kandırmak.
concatenate
bitiştirmek
concatenate
1. peşpeşelemek,
concatenate
zincirle
concatenated data set
art arda bağlı veri takımı
concatenated field
bitiştirilmiş alan
concatenated field
bitiştirilmiş alan
concatenated field
bitiştirilmiş alan
concatenation
birbirine bağlama
concave
s. içbükey, obruk, konkav.
concave
i. içbükey yüzey.
concave
içbükey
concave
içbükey
concave
konkav
concave brick
çukur tuğla
concave downward
aşağıya içbükey
concave function
içbükey fonksiyon
concave grating
konkav şebeke
concave lens
ıraksak mercek, kalın kenarlı mercek
concave lens
çukur mercek
concave mirror
çukur ayna
concave polygon
içbükey çokgen
concave polyhedron
içbükey çokyüzlü
concave roller
içbükey silindir
concave upward
yukarıya içbükey
concavity
içbükeylik
concavity
içbükeylik
concavity
konkavlık
conceal
f. gizlemek, gizli tutmak, saklamak, örtmek.
conceal
gizle
concealed
v.gizle:adj.gizli
concealed gutter
gizli oluk
concealed microphone
gizli mikrofon
concealed wiring
gizli kablo tesisatı
concede
f.
concede
kabul et
conceit
i. kendini beğenme, kibir, gurur.
conceited
s. kendini beğenmiş, kibirli.
conceivable
s. akla gelebilir; düşünülebilir; hayal edilebilir.
conceivable
akla yatkın
conceive
f.
conceive
tasarla
conceive of
düşünmek.??d a dislike I have conceived a dislike for him. Ona karşı içimde bir nefret uyandı.
concentrate
f.
concentrate by boiling
kaynatarak koyulaştırma
concentrated
s.
concentrated
derişik, yoğuşuk
concentrated
v.dikkat ver:adj.konsantre
concentrated acid
konsantre asit
concentrated solution
derişik çözelti
concentration
i.
concentration
derişim, yoğunluk
concentration
konsantrasyon
concentration
konsantrasyon
concentration area
yoğunlaşım bölgesi
concentration camp
toplama kampı.
concentration camp
temerküz kampı
concentration cell
konsantrasyon pili
concentrator
deriştirici
concentric
s. merkezleri bir, ortak merkezli.
concentric
eşmerkezli
concentric cable
koaksiyal kablo
concentric circle
eşmerkezli çember
concentric conductor
eşmerkezli iletken
concentric plug
koaksiyal kablo fişi
concentric wound coil
merkezlenerek sarılmış bobin
concept
i.
concept
kavram
concept coordination
kavram koordinasyonu
conception
i.
conception
anlayış
conceptual
kavramsal
conceptual
kavramsal
conceptual modelling
kavramsal modelleme
conceptual phase
kavramsal evre
concern
i.
concern o.s. with
ile meşgul olmak, ile ilgilenmek.
concerned
s.
concerning
edat ile ilgili olarak, -e dair, hakkında.
concert
i.
concert
konser
concerted
s.
concerto
i. konçerto.
concerto
konçerto
concession
i.
concession
ayrıcalık
concession
ödün
conch
i. büyük deniz kabuğu.
concha
konka
conchoidal fracture
konkoidal çatlak
conciliate
f.
conciliation
i.
conciliation
gönül alma
conciliatory
s. gönül alıcı, yatıştırıcı.
concise
s. kısa, veciz; özlü, az ve öz.
concise
özlü
concisely
z. kısaca, az ve öz.
conclude
f.
conclude
bitir
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com