
cat
i. kedi. cat-and-dog fight kedi köpek kavgası.
cat
kıs. catalog/catalogue, catechism.
cat
kedi
cat nap
şekerleme.
catabolism
katabolizma
catabolite
yıkım ürünü
cataclasis
kataklasis
cataclastic
kataklastik
catacomb
katakomp
catafalque
i. katafalk.
catalan
i., s.
catalase
katalaz
catalase
katalaz
catalepsy
katalepsi
cataleptic
kataleptik
cataleptic failure
felaket arıza
cataliytic
katalitik
catalog
i. katalog. f. katalog yapmak, kataloğunu hazırlamak.
catalog
katalog
catalog
katalog
catalog
katalog
catalogue
i., f., İng., bak. catalog.
catalogue
katalog
catalogue
katalog
catalonia
i. Katalonya.
catalpa
katalpa
catalyse
katalize et
catalysis
kataliz
catalysis
kataliz
catalyst
katalizör
catalyst
katalizör
catalyst poisoning
katalizör zehirlenmesi
catalytic
katalitik
catalytic
katalitik
catalytic action
katalitik etki
catalytic agent
katalitik madde
catalytic cracking
katalitik kırma
catalytic reaction
katalitik reaksiyon
catalyzator
katalizör
catalyze
katalizle
catalyzer
katalizör
catalyzer
katalizör
cataphasia
katafazi
cataphoresis
kataforez
cataphrenia
katafreni
cataphylaxis
katafilaksi
cataplasia
kataplazi
cataplectic attack
kataplektik nöbet
cataplexy
katapleksi
catapult
i.
catapult
katapult
catapult aircraft
katapult uçağı
catapult seat
katapult yuvası
cataract
i.
cataract
katarakt
cataractogenic
katarakt yapıcı
cataractous
kataraktlı
catarrh
i. boğaz veya burunda balgam/sümük toplanma.
catarrhal
akıntılı
catastrophe
i. afet, felaket.
catastrophic
s. feci, felaket; felaketli.
catastrophic flood
afet taşkını
catatonia
katatoni
catatonic
katatonik
catatony
katatoni
catch
f. (caught)
catch
i.
catch at
-i yakalamaya/tutmaya çalışmak.
catch cold
nezle olmak.
catch fire
tutuşmak, ateş almak.
catch fire
tutuşmak.
catch forty winks
k. dili kestirmek, kısa bir süre uyumak.
catch it
k. dili papara/zılgıt yemek.
catch on
k. dili
catch one-s breath
soluk almak, dinlenmek.
catch one-s breath
nefes almak, soluk almak, soluklanmak, dinlenmek.
catch one-s eye
dikkatini çekmek, gözüne çarpmak.
catch s.o. in the act
birini suçüstü yakalamak.
catch s.o. napping
birini gafil avlamak, birini hazırlıksız yakalamak.
catch s.o. off guard
birini gafil avlamak.
catch s.o. off guard
birini gafil avlamak.
catch s.o. red-handed
birini suçüstü yakalamak.
catch s.o.-s attention-eye
birinin dikkatini çekmek.
catch sight of
-in gözüne ilişmek, birdenbire farketmek: I caught sight of Seda. Seda gözüme ilişti.
catch sight of
gözüne ilişmek: At that moment I caught sight of her. O anda gözüme ilişti.
catch the fancy of
-in hoşuna gitmek.
catch up
1. with -e yetişmek: He´s so far ahead of me I can´t possibly catch up with him. Benden o kadar ileride ki ona yetişmemin imkânı yok.
catch-get hell
k. dili fena halde haşlanmak, adamakıllı bir zılgıt yemek.
catch-take s.o. unawares
birini gafil avlamak.
catcher
i.
catcher
yakalayıcı
catching
s. sâri, bulaşıcı.
catching diode
tutucu diyot
catchment area
havza
catchment basin
havza
catchword
slogan
catchy
s. hoş ve kolaylıkla akılda kalan.
catechise
f., İng., Hrist., bak. catechize.
catechism
i., Hrist. ilmihal.
catechize
f., Hrist. ilmihale dayanarak din dersi vermek.
sürücü ara / www.surucuara.com
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com