ç  ğ  ı  ö  ş  ü 

carry* carry* kelimesini İngilizceden > Türkçeye çevir carry* kelimesini Türkçeden > İngilizceye çevir 27 sonuç...

carry < İngilizce carry

carry < Türkçe f.
1. taşımak: Carry her on your back! Onu sırtında taşı! This truck can carry a load of twenty tons. Bu kamyon yirmi tonluk bir yük taşıyabilir.
2. götürmek: Will you carry me to the station? Beni gara götürür müsün? He screamed and shouted as they carried him out of the courtroom. Onu mahkemeden çıkarırlarken bağırıp çağırıyordu. The wind can carry these seeds for miles. Rüzgâr bu tohumları kilometrelerce öteye götürebilir.
3. üzerinde (bir şey) taşımak: He´s started to carry a gun. Silah taşımaya başladı.
4. stokunda (bir şeyi) bulundurmak: We don´t carry pineapples. Bizde ananas bulunmaz.
5. mat. (toplama ve çarpma işlemlerinde) (sayıyı) (sonraki basamağa) geçirmek: Carry one. Elde var bir.
6. gazet., TV, radyo (bir olayı) yayımlamak.
7. (ses) uzaklardan duyulabilmek.


carry < İngilizce carry

carry < Türkçe elde


carry an amount forward < İngilizce carry an amount forward

carry an amount forward < Türkçe (to) hesaptaki bir miktarı (başka sütuna/sayfaya/deftere) nakletmek.


carry away < İngilizce carry away

carry away < Türkçe alıp götürmek, sürüklemek.


carry coals to newcastle < İngilizce carry coals to newcastle

carry coals to newcastle < Türkçe k. dili tereciye tere satmak.


carry complete signal < İngilizce carry complete signal

carry complete signal < Türkçe eldeler tamam işareti


carry flag < İngilizce carry flag

carry flag < Türkçe elde göstergesi


carry on < İngilizce carry on

carry on < Türkçe 1. (işi) sürdürmek; işi sürdürmek, devam etmek.
2. sızlanıp durmak; (kızgınlıktan) bağırıp çağırmak.
3. aşırı bir şekilde davranmak.
4. şamata etmek.
5. with (biriyle) gayrimeşru bir ilişki içinde olmak, aşna fişne olmak.


carry on < İngilizce carry on

carry on < Türkçe sürdür


carry one through < İngilizce carry one through

carry one through < Türkçe (bir şey) birini başarılı bir sonuca ulaştırmak; (bir şey) birini ayakta tutmak: Her patience will carry her through. Sabrı sayesinde bu işi başarır.


carry one-s point < İngilizce carry one-s point

carry one-s point < Türkçe amacına ulaşmak, istediğini elde etmek.


carry out < İngilizce carry out

carry out < Türkçe 1. yerine getirmek, gerçekten yapmak; uygulamak, tatbik etmek.
2. (birini/bir şeyi) dışarıya taşımak.


carry out < İngilizce carry out

carry out < Türkçe bitir


carry out-take reprisals < İngilizce carry out-take reprisals

carry out-take reprisals < Türkçe misilleme yapmak.


carry s.t. through < İngilizce carry s.t. through

carry s.t. through < Türkçe bir şeyi yerine getirmek, gerçekten yapmak.


carry s.t. too far < İngilizce carry s.t. too far

carry s.t. too far < Türkçe k. dili bir şeyin dozunu kaçırmak, aşırı gitmek.


carry the day < İngilizce carry the day

carry the day < Türkçe k. dili kazanmak, galip gelmek. get carried away kendini kaptırmak, kapılıp gitmek; heyecanlanıp aşırıya kaçmak.


carry the day < İngilizce carry the day

carry the day < Türkçe üstün gelmek, kazanmak.


carry through < İngilizce carry through

carry through < Türkçe k. dili
1. (on) -i yerine getirmek; -i bitirmek: She carried through on her promise. Sözünü yerine getirdi.
2. (bir şeyin) sayesinde (bir işi) yapmak/başarmak: Their optimism will carry them through. İyimserlikleri sayesinde bu zor dönemi atlatacaklar. Two tons of wood are enough to carry us through the winter. Kışı geçirmek için iki ton odun yeter bize.


carry through < İngilizce carry through

carry through < Türkçe bitir


carry time < İngilizce carry time

carry time < Türkçe elde zamanı


carry weight < İngilizce carry weight

carry weight < Türkçe etkili/önemli olmak: It´ll carry no weight with them. Onları etkilemez o.


carry-bear-have a grudge against < İngilizce carry-bear-have a grudge against

carry-bear-have a grudge against < Türkçe birine karşı kin beslemek.


carrycot < İngilizce carrycot

carrycot < Türkçe i., İng. (saplı) portbebe.


carrying capacity < İngilizce carrying capacity

carrying capacity < Türkçe taşıma kapasitesi


carrying surface < İngilizce carrying surface

carrying surface < Türkçe taşıma yüzeyi


carrying wing area < İngilizce carrying wing area

carrying wing area < Türkçe taşıyıcı kanat yüzeyi



carry* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara carry* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara


282.185 ingilizce>türkçe 134.075 türkçe>ingilizce kelime ve cümle içerisinde kullanım örnekleri

Türkiye'nin EN BÜYÜK firma rehberi /  www.firmalarim.com

İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com