
care
i.
care for
1. -e bakmak: Who will care for us in our old age? Yaşlılığımızda bize kim bakacak?
care of
eliyle: Write me care of Cengiz Göksel. Bana mektup postaladığında zarftaki ismimin altına Cengiz Göksel eliyle diye yaz.
careen
f.
careen
karina et
careen around the corner
(motorlu araç) yan yatarak köşeyi dönmek.
careen down the road
(motorlu araç) bir yandan bir yana hafifçe sallanarak ilerlemek.
career
i. kariyer.
career
kariyer
carefree
s. tasasız, kaygısız, dertsiz.
carefree
kaygısız
careful
s.
careful
dikkatli
carefully
z.
carefulness
i.
careless
s.
careless
dikkatsiz
carelessly
z. dikkatsizce.
carelessness
i. dikkatsizlik, ihmal.
caress
i. okşama, kucaklama. f. okşamak, sevmek, kucaklamak.
caret
düzeltme imi
caret
düzeltme imi
caret
düzeltme imi
caretaker
i.
caretaker
hademe
caretaker government
geçici hükümet.
careworn
s. endişeden bitkin.
internetten indir / www.internetindir.com
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com