
bow
i., den. baş, pruva.
bow
i. baş eğerek selamlama, reverans yapma. f. baş eğerek selamlamak, reverans yapmak.
bow
i.
bow
yay
bow and scrape
aşırı saygı gösterisinde bulunmak, el pençe divan durmak.
bow compass
kavis kumpası
bow out
1. of -den çekilmek.
bow saw
kol testeresi
bow tie
papyon, papyon kravat.
bow tie
papyon kravat
bow window
kavisli cumba
bowden cable
bowden kablosu
bowel
i., anat. bağırsak.
bowel
barsak
bowels
i.
bower
i. kameriye, çardak.
bower
göz demiri
bower anchor
göz demiri
bowl
i. kâse, tas.
bowl
f.
bowl
çanak
bowl along
süratle gitmek.
bowl classifier
çanaklı klasifikatör
bowl s.o. over
1. birini şaşırtmak, birini şaşkına çevirmek.
bowleg
genu varum
bowlegged
s. çarpık bacaklı.
bowler hat
melon şapka
bowline
i.
bowline
borina halatı
bowline bridle
borina patası
bowling
i. bowling, ağır bir topla oynanan bir oyun.
bowling
bovling oyunu
bowman-s capsule
bowman kapsülü
bowser
benzin pompası
bowshot
i. ok menzili.
bowstring
i. kiriş. f. iple boğmak.
bowstring
yay kirişi
İşini iyi yapan firmalar / www.firmasec.com
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com