
bone
i.
bone
f.
bone
kemik
bone abscess
kemik apsesi
bone age
kemik yaşı
bone china
içine kemik külü katılarak yapılan porselen tabak.
bone dry
kupkuru
bone for an exam
sınava hazırlanmak.
bone marrow
kemik iliği
bone meal
kemik tozu.
bone of contention
anlaşmazlık sebebi.
bone up on a subject
kısa zamanda bir konuyu çalışıp öğrenmek.
bone-dry
s. kupkuru.
bonehead
i., argo aptal, mankafa.
boneless
s.
boner
i., argo büyük gaf/pot.
bonesetter
i. çıkıkçı, kırıkçı.
bonesetter
çıkıkçı
Rüya tabirleri sözlüğü / www.ruyatabir.com
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com