
accord*
19 sonuç...
i.
1. (iki devlet arasında olan) anlaşma.
2. uyum, ahenk.
3. uyuşma, mutabakat.
f.
1. with -e uymak, ile bağdaşmak, -e uygun olmak/gelmek.
2. with -e yakışmak, -e uygun gelmek/düşmek.
3. vermek: He accorded them that right ten years ago. On yıl önce onlara o hakkı tanıdı. The king accorded him the title of duke. Kral ona dük unvanını verdi.
v.uy:n.uyum
i. verme: The accordance of these privileges to them were delayed for five years. Bu imtiyazların onlara verilmesi beş senelik bir gecikmeye uğradı.
uyum
n.uygun olarak:v.uy:prep.uyarak
bağ. -e göre. z.
1. İki seçeneği olan bir durumu belirtir: You can stay or go, according as you like. Kalabilirsin veya gidebilirsin, nasıl istersen. It can be bad or good, according as it´s understood. Kötü olabilir, iyi olabilir, değerlendirilmesine bağlı. According as they make me a decent offer, I´ll be able to give you a firm answer. Sana kesin bir cevap vermem bana iyi bir teklif yapmalarına bağlı.
2. -dikçe, -diği oranda/nispette: The colors intensify according as the light wanes. Işık azaldıkça renkler koyulaşıyor. You receive according as you give. Ne kadar verirsen o oranda alırsın.
3. (tıpkı) -diği gibi: I arranged it according as you desired. Onu istediğiniz gibi düzenledim.
edat
1. -e göre, -e uygun olarak: Arrange yourselves according to your height! Boy sırasına girin!
2. -e göre, (birinin) dediğine/gösterdiğine göre, -e bakılırsa: According to her the concert´s been postponed. Ona göre konser ertelendi. According to his report you were out of the country in May. Onun raporuna göre siz Mayısta yurtdışındaydınız.
tüm anlattıklarına göre: He was drunk, according to all accounts. Tüm anlattıklarına göre sarhoştu.
usulüne göre, usulen.
kendi inançlarına göre.
planlandığı gibi, planlanana uygun bir şekilde.
z.
1. ona göre, öyle, öylece: He told me to shoot him, and I acted accordingly. Kendisini vurmamı istedi; ben de öyle yaptım.
2. bu yüzden, bundan dolayı: Asım accordingly found himself without a job. Bundan dolayı Asım işsiz kaldı.
bundan dolayı
i. akordeon.
s. akordeon gibi açılıp katlanan, akordeon: accordion door akordeon kapı.
akordeon
akordeon kapı
akordeon pli
accord* kelimesini Türkçe>İngilizce sözlükte ara
282.185 ingilizce>türkçe 134.075 türkçe>ingilizce kelime ve cümle içerisinde kullanım örnekleri

hastaneler, bankalar, oteller, yemek firmaları, kimya firmaları, tekstil firmaları, yazılım firmaları, peyzaj firmaları...
İşini iyi yapan firmalar / www.firmasec.com / firma ekle
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com